Avrupa Birliği Gençlik Projeleri İle Ücretsiz Yurtdışı

Avrupa Birliği Gençlik Projeleri İle Ücretsiz Yurtdışı

Malum, gittikçe özgürlükler ülkesi(!)’ne dönüşüyoruz. Ülkemiz herkesin herkese karışma özgürlüğünün sonsuz düzeyde yaşanabildiği bir özgürlükler ülkesi oluyor. ‘Hayır diyeni sokarım içeri’ diyenlerin özgürce yaşadığı bir ülkeyiz değil mi artık? Ya da şöyle söyleyelim, isteyen istediğini içeri sokuyor, halkın çoğunluğu da bu özgürlüğünden gönüllü feragat ediyor diyelim.

İnsan hakları ihlaliymiş, demokratik sorunlarmış, hep hikaye. Biz olmuşuz özgürlükler ülkesi!

Peki biz bu kadar özgürken, bu Evropa denen tek dişi kalmış medeniyet durur mu? Avrupa Birliği bu sırada gençler için, gençlerin bol bol kaynaşacağı, ücretsiz seyahat edebileceği, kendisini geliştirebileceği, yabancı dilini geliştirebileceği, uzun ve kısa sureli projeler ve programlar yapıyor ve gençler evropada bir oraya bir buraya dolaşıyor. Ama maalesef biz ülkece ‘özgürlüğün tadına varmakla’ meşgul olduğumuz için, bizde gençler bu programları yeterince keşfedemiyor.

Baktık ki herkes ‘ucuz uçak bileti nasıl bulunur’ onu yazıyor, biz de dedik ki, ‘Avrupa Birliği’nin gençler için nasıl projeleri var? Bu projelere nasıl katılınır? Avrupa Birliği bu projelerde sizin bütün masraflarınızı karşılarken nasıl güzel güzel gezilir?’ Avrupa Gönüllü Hizmeti’ nedir? onu yazalım, uçak bileti değil her şey bedavaya gelsin ve aynı zamanda tecrübelerinize yurtdışı tecrübesi katılsın, hayat daha güzel olsun falan. 🙂

şimdi anlatacağım projelere mıntıka temizliği de dahil 🙂

Bu sefer dümeni ben(Asya) alarak, üniversitede Avrupa Birliği Projeleri’ni nasıl tesadüfen keşfettiğimi, bu projeler sayesinde nasıl hiç para harcamadan 4 yıl boyunca 20 ülke gezdiğimi ve buna benzer hem gönüllü olup dilinizi geliştirebileceğiniz hem de para harcamadan gezebileceğiniz projelerden bahsetmek istedim. Çünkü üniversitedeyken, sadece gezme amaçlı yurtdışına gitmeye herkesin bütçesi uygun olmuyor ve olsa bile bazen kimse sizinle gelmiyor. Bu tip projelerde ise hem Avrupa Birliği (ya da benzer kurumlar) tarafından bütün masraflarınız (uçak, konaklama, yeme-içme) karşılanıyor hem bir sürü farklı memleketten gençle tanışıp dilinizi geliştiriyorsunuz hem de bu projelerin konuları genelde ‘insan hakları, girişimcilik, önyargılar’ gibi sosyal konular olduğu için, global bir vizyon ediyorsunuz. Hani avokadonun faydaları say say bitmiyor ya, bu projeler için de aynısını söyleyebilirim!

Benim projeler hikayem şöyle başladı; 19 yaşındayken e-mail listesine ne ara kaydolduğumu bilmediğim bir dernek tarafından ‘Romanya Projemize başvurun, seçilirseniz bütün masraflarınız Avrupa Birliği tarafından karşılanacak ve 1 haftanızı Romanya’da gençlerle geçireceksiniz’ temalı bir mail aldım ve bir heves başvurmanın akabinde seçilmemle, biletimi alıp kendimi 1 ay sonra Romanya’nın küçük bir kasabasında buldum(annemin bu arada projelerin ne olduğunu anlamadığı için beni yollamak istememesi, beni çingene pornosunda oynatacaklarını düşünmesi ve bilimum krizler kısmını atlıyorum). Nitekim bu ne olduğunu anlamadan gittiğim ‘İnsan Hakları’ konulu Avrupa Projesi’nde çok eğlendim ve döndükten sonra projelere başvuracağım diğer platformları bularak başvurmaya, daha çok projeye gitmeye devam ettim ve Türkiye’de bu işlerle profesyonal olarak uğraşan bir derneğe üye oldum. Zamanla bütün arkadaşlarım bu projelere dahil oldu ve hep birlikte gezmeye başladık. Son 2 sene, neredeyse her ay bir projeye birlikte gittik ve şimdi geriye dönüp baktığımda, farkediyorum ki, insan gençken bir başka eğleniyor. O halde neden bunu yazmayayım dedim. 🙂

Öncelikle şunu söylemeliyim, bizim ülkemizde bunlar çok duyurulmadığı için, gençler fırsatları farkedemeyebiliyor ama özellikle Avrupa çapında sürekli gençler için seminerler, eğitim kursları ve kısa süreli değişim projeleri düzenleniyor. İlgili websiteleri takip ederek ve güzelce başvuru yaparak hepsine siz de katılabiliyorsunuz. Bu seminerlerde de konaklamanız, uçak biletiniz ve yeme-içmenize kadar bütün masraflarınız ödeniyor. Üstelik bu seminerlere katılmak için mükemmel bir ingilizceniz olmasına ya da herhangi bir konuda uzman olmanıza gerek yok. Yeter ki katılmak isteyin ve başvurun o kadar. Şu ana kadar katıldığım projelerde, ilk yurtdışı tecrübesini projeler sayesinde yaşayan o kadar çok insanla tanıştım ki… Maalesef bizim ülkede herkese on basacak kadar genç varken, ‘aşırı özgürlük ülkesi’ vatandaşı olmanın getirisi olarak gençler bunlardan haberdar olamıyor…

Peki Nedir Bu Erasmus Plus Gençlik Programı

Öhöm, önce ciddileşerek tanımını yaparsak, Erasmus Plus Gençlik Programı, Avrupa Birliği’nin her yıl yüksek miktarda bir fon ayırdığı ve kendi projesini hazırlayıp, proje düzenlemek için kendisine başvuran derneklere dağıttığı, derneklerin de bu bütçeyi kullanarak yaptıkları programın resmi adı.

Erasmus Plus Gençlik Programı’nın çok fazla proje çeşidi olduğu için, iki yazıya bölmeye karar verdik ve bu yazıda ‘Youth Exchange’, ‘Training Course’ ve ‘European Volunteer Service’ yani ‘Avrupa Gönüllü Hizmeti’nden bahsedeceğiz.

Aslında Erasmus Plus Gençlik Değişimi (Youth Exchange) ve Erasmus Plus Eğitim Kursu (Training Course) temelde aynı şeyler. İki proje türü de 5 ile 20 gün arasında sürüyor ve projede yapılanlar neredeyse aynı. Sadece Gençlik Değişimi’nde grup lideri değilseniz 30 yaş sınırı varken, Eğitim Kursu’nda böyle bir yaş sınırı yok. Avrupa Gönüllü Hizmeti’nin süresi ise 2-10 ay arası değişiyor, ona aşağıda ayrıca değineceğiz.

Bence şimdi Erasmus Plus Gençlik Değişimi ve Erasmus Plus Eğitim Kursu’yla başlayabirim anlatmaya 🙂

Bu projeler şöyle ortaya çıkıyor; Düşünün ki, Sırbistan’da bir sivil toplum kuruluşu, ‘Avrupa’da İşsizlik’ temalı bir proje hazırlamak ve 10 farklı ülkeden toplam 100 genci Belgrad’da toplayıp, bu projeyi gerçekleştirmek istiyor. AB Komisyonu’na başvuruyor, projesi onaylanıyor, komisyon tarafından fonlanıyor ve projeyi gerçekleştirmek için katılımcı aramaya başlıyor. Bunu yaparken de genelde partner ülkelerindeki diğer derneklere haber veriyor ya da internet sitesine proje başvuru formu koyuyor. Siz de bu derneklerin sosyal medya sayfalarından başvurunuzu yolluyorsunuz ve seçilirseniz, katılımcı olarak soluğu projede alıyorsunuz. Proje boyunca cebinizden kişisel harcamalarınız dışında hiç para çıkmıyor ve uçak biletiniz, otel konaklamanız, 3 öğün yemeğiniz ve vize masrafınız ‘proje’ tarafından karşılanıyor.

Masraf konusunu biraz daha açarsak, şöyle; size uçak biletinizin hangi miktara kadar karşılanacağını söylüyorlar, siz bu miktara göre uçak biletinizi alıyorsunuz ve size proje sırasında bilet parasını geri ödüyorlar ya da banka hesabınıza yatırıyorlar. Projenin yapılacağı otel zaten hazır oluyor ve proje sırasında da sabah-öğle-akşam yemekleri oluyor. Bunların hiçbirine para ödemiyorsunuz. Hatta çoğunlukla proje sırasında başka yerlere geziler oluyor ve bunlar da proje kapsamında karşılanıyor.

Makedonya’da Türk ve Yunan ekibi
Peki bu projelerde tam olarak ne yapılıyor?

Aslında projeler tamamen, farklı ülkelerden genç grupların bir araya gelmesi ve birbirlerinin kültürlerini tanıması üzerine kurulu. Her projenin bir ana teması oluyor, diyelim ki ‘Avrupa’da Genç İşsizlik’ olsun konusu, bütün katılımcılar bir araya geliyor ve gün içinde bu konuyla ilgili çeşitli sunumlar, videolar ve fikirler üretiyorlar. Hiçbir şey zoraki değil, her şey gönüllülüğe ve eğlenerek üretmeye dayalı. Projenin sonunda da genelde katılımcıların çalışmaları kullanılarak bir kısa film, bir sunum ya da bir sergi yapılıyor.

Bunun dışında proje boyunca, proje için gittiğiniz şehri tanımanız için şehir turları ve serbest zamanınız oluyor. Akşamları da genelde kültürel geceler oluyor ve bunu mukabil partiler oluyor(haliyle). 🙂

Zaten gitmeden önce size projenin ‘infopack’ini yolluyorlar ve bu infopack’te, projenin yapılacağı otelden tutun da günlük programa kadar her şey yazıyor. ‘Ne yapcaz biz şimdi yaban ellerde’ diye düşünmenize gerek kalmıyor.

Tabii ki, bu yukarda bahsettiklerim ‘Avrupa Birliği Erasmus Plus Projeleri’nin ana teması fakat onun dışında, fonlu projeler düzenleyen, aynı şekilde bir konu etrafında katılımcıları toplayan ve bütün masraflarınız karşılanarak gittiğiniz başka oluşumların da seminerleri, projeleri oluyor. Tek yapmanız gereken, bu projelerden haberdar olabileceğiniz internet platformlarını bulmanız.

Nasıl Başvuruluyor?

Dediğim gibi, onlarca başvuru yolu olduğu için, olabildiğince kafa karıştırmadan yazmaya çalışacağım. 🙂

İhtiyaç Listesi:

1-) Siz!

2-) Motivasyon Mektubunuz ve CV’niz. (Europass formatında hazırlanmışsa super olur, detayına aşağıda geleceğiz)

3-) Çok az biraz, yol falan sorup kaybolmayacak kadar İngilizce. (asla bir IELTS falan gerekli değil)

4-) Ve projelerin duyurulduğu platformları bulup başvurmak! Bu da şöyle oluyor;

Aslında aynı anda yüzlerce Erasmus Plus projesi gerçekleşiyor ve projelere başvurabileceğiniz tek bir platform yok. Projelere başvurmak için en yoğun kullanılan iki site Ulusal Ajans ve SALTO’nın kendi siteleri. Bu iki sitede Ulusal Ajans ve Salto yeni projeleri sürekli duyuruyor ve linkleri takip ederek başvurabiliyorsunuz. Ama tabii ki, bu iki sitede duyurulan projelere yapılan başvuru sayısı da yüksek oluyor ve seçilme şansınız biraz azalıyor.

Ulusal Ajans, kendi sitesinde gençlik projelerini sürekli duyuruyor, şuradan takip edip başvurabiliyorsunuz. Bir de SALTO var, sitesi başta karışık gelebilir ama pes etmeyin, SALTO’ya da üye olup, her zaman projelere başvurabilirsiniz, o da şurada;

Bir diğeri de, Türkiye’de özel olarak Erasmus Plus Projeleri’yle ilgilenmek için kurulmuş, projeler yazan, yurtdışında proje ortakları olan ve ortaklarının projelerine Türkiye’den katılımcı yollayan derneklerin sosyal medya sayfalarını takip etmek ve onların proje duyurularına başvurmak. Başvuru sırasında dernekler, önce derneğe üye olmanızı isteyebilir. Derneğe üye olmanızda sorun yok fakat bazı kurnaz dernekler var ki, sizi projeye yollama şartı olarak sizden 100 Euro gibi para isteyip ‘ne var yahu beleşe projeye yolluyoz seni işte’ diyebiliyor. Vermeyiniz efenim, hatta mümkünse verenleri uyarınız.

Bu derneklerin proje duyurularını takip etmenin en kolay yolu ise Facebook sayfalarını takip etmek. Facebook’ta ‘Erasmus+ TR’, ‘Erasmus Plus Projects’, ‘Erasmus Plus Bilgi Havuzu’ ve ‘EVS Turkey’, projelere katılımcı arayan derneklerin sürekli ‘katılımcı ilanı için post yazdıkları’ sayfalar ve buradan hem projelere hem de derneklere ulaşabilirsiniz.

https://www.youthop.com/ ve http://www.mladiinfo.eu/category/trainings-conferences/ ise kendisini, dünya çapındaki seminer ve projelere katılımcı bulmaya adamış iki site ve ben de senelerdir paylaşımlarını takip ediyorum.

Bu projelere başvurmak içinse yapmanız gereken, elinizde hazır bir CV’niz ve motivasyon mektubunuz olması ve başvuru formlarını güzelce doldurmak. 🙂 CV’nin Europass CV formatında olursa çok iyi olur ve onu da bu sitedeki linki takip ederseniz kolayca oluşturabilirsiniz.

Gördüğünüz üzere her şey bu kadar basit. Facebook’taki katılımcı ilanlarına başvuruyorsunuz, seçilirseniz size haber veriyorlar, Türkiye’den aynı projeye başka Türk katılımcı gidiyorsa sizi tanıştırıyorlar ve size de bir tek biletinizi alıp projeyi beklemek kalıyor.

Madrid Projesi
Burada bir ek yapabilirim;

Projeye seçildiğinizde size projenin ‘infopack’ini yolluyorlar ve burada uçak biletinizin maksimum ne kadar tutması gerektiği yazıyor. Diyelim ki, seçildiğiniz proje Madrid’de ve siz hazır gitmişken biraz da diğer şehirleri gezmek istiyorsunuz. Çoğu zaman, uçak biletinizi projenin başlamasından 2 gün önceye ya da proje bitişinden 2 gün sonraya alabiliyorsunuz. Yani proje başlamadan önce gezmek için iki gününüz oluyor. Bu durumda uçak biletinizi iki gün öncesine alarak, 2 gün boyunca dilediğiniz gibi gezebilirsiniz. Tabii ki bu durumda, 2 günlük konaklamayı cebinizden ödeyeceğinizi unutmayın!

Ya da uçak biletini biraz daha araştırıp, uzun aktarmalı uçuşlar seçip, aktarma aralarında gezebilirsiniz. Mesela biz Ermenistan’da bir projeye giderken Moskova aktarmalı uçuş seçmiştik ve Moskova’da 24 saat aktarma zamanımız olduğu için, güzelce gezebilmiştik. İnsan yaşlandıkça konformist oluyor, bu tarz şeyleri yapmıyor, ama gençken ne de güzel geliyor (yok yahu kendim için demedim, biz hala genciz, aktarma arası olursa asla affetmeyiz)!

Daha Uzun Süreli Gönüllüklük İsteyenler için;
Avrupa Gönüllü Hizmeti:

Avrupa Gönüllü Hizmeti’ni şöyle özetleyebiliriz. Yine bir uzun soluklu proje kapsamında, buradan gönderici bir kuruluş vasıtasıyla gittiğiniz, karşı taraftaki ev sahibi derneğin size karşıladığı ve sosyal içerikli bir projede 2-12 aylık süreler dahilinde yer almanızı sağlayan bir faaliyet.

Şöyle düşünün, siz buradan diyelim ki İspanya – Madrid’de bir projeye gittiniz, sizin buradan Madrid’e gidiş dönüş uçak biletiniz, proje boyunca konaklamanız, vize- sigorta masraflarınız ve yemek masraflarınız karşılanıyor. Üstüne bir de proje boyunca her ay önceden belirlenmiş bir cep harçlığı alıyorsunuz ve üzerine bir de o ülkenin temel düzeyde dil eğitimini alıyorsunuz!

Peki Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH) yapmak için ne gerekiyor?

Ne gerekiyor hemen söyleyelim, AGH yapmak istemeniz gerekiyor o kadar! Gerçekten de aslında her şey bu kadar kolay ve zahmetsiz. Sadece Avrupa Birliği’nin bu programı Türkiye’de yeterince bilinmiyor ve sırf bu yüzden insanlar ellerinde böyle bir fırsat varken kullanmamış oluyor.

AGH Yapmak için iki temel şey var; birincisi 17-30 yaş arasında olmak, ikincisi de daha önce AGH yapmamış olmak. 2 ay ile 12 ay arasındaki AGH’lere uzun dönem AGH deniyor ve herkesin sadece 1 kez AGH yapma şansı var. 2 ay’a kadar olan projelere ise Kısa Dönem AGH deniyor ve daha önce Kısa Dönem AGH yaptıysanız üzerine bir de Uzun Dönem AGH yapabiliyorsunuz. Yani önce 2 aylık sonra 1 yıllık AGH yapabiliyorsunuz ama bir kere 2’aydan uzun süreli AGH yaptıysanız bir daha AGH yapamıyorsunuz. 🙂

İngilizce yeterliliğine gelirsek; AGH yapmak için sizden hiçbir zaman bir TOEFL bir IELTS belgesi istenmiyor. Çünkü AGH, yurtdışında bir iş pozisyonu ya da bir yüksek lisans değil ve tamamen gençlerin gönüllü faaliyetlere katılımını desteklemek amacıyla oluşturulmuş bir program. Hatta daha çok, daha önce hiç yurtdışına çıkmamış gençleri desteklemek, onlara bir yol göstermek, bir sosyal sorumluluk projesine dahil etmek olduğu için IELTS istemek, daha baştan çoğu genci elemek olurdu öyle düşünün. Tabii ki de azıcık birazcık konuşuyor olmak, sizin projeye ilk katıldığınız anda rahat etmeniz, temel ihtiyaçlarınızı karşılıyor olmanız için iyi olur ama ‘ben türk insanıyım breh, işaretle de anlaşırım’ deme serbestliğiniz her zaman var!

projede mesaiye kalanlar
Başvuru Süreci:

Gördüğünüz üzere size AGH yaptırmayı kafaya koyduk! Malum Özgürlük, Demokratik Türkiye falan!

Hemen bir ihtiyaç listesi çıkaralım;

1-) Siz! Gavurland’da ‘EVS volunteer’ olarak geçeceksiniz. Ve tabii ki başvuru için hazırlayacağınız Motivasyon mektubunuz ve CV’niz.

2-) Ev sahibi kuruluş: Yurtdışında bu gönüllülük faaliyetini gerçekleştireceğiniz dernek, vakıf, AB ofisi ve benzeri her türlü kuruluş olabilir.

3-) Gönderen Kuruluş: İşte sizin bulmanız gereken bu. Çünkü yurtdışında bir AGH projesine katılmanız için gerekli işlemleri ayarlayacak olan kuruluş bu (detaya aşağıda geliyoruz).

4-) Ulusal Ajans: Avrupa Komisyonu adına ülkelerde bütçeyi yürüten ve projenizin hibesini sağlayan kuruluş da bu oluyor.

5-) Mentor: AGH’niz boyunca, ev sahibi kuruluşunuz size destek olmak üzere bir ‘mentor’ atıyor ve bu mentor sizin her türlü derdiniz tasanızla ilgileniyor. Bir nevi ‘life coach’ gibi düşünün. AB sizi yaban ellerde dımdızlak bırakacak değildi ya dimi!

Başvuru Nasıl Yapılır?

1-) İlk olarak kendinize bir ‘Gönderen Kuruluş’ bulmanız gerekecek ki size göndersin. 🙂 Bunun da iki yolu var;

– Eğer halihazırda bir Sivil Toplum Kuruluşu’na üye değilseniz; şu linkten http://europa.eu/youth/volunteering/evs-organisation_en arama menüsüne girip, size en yakın mesafedeki gönderen kuruluşu bulabilirsiniz ve onlarla e-mail yoluyla iletişime geçip, AGH (ingilizce adıyla EVS) yapmak istediğinizi söyleyip, halihazırda bir AGH projeleri olup olmadığını sorabilirsiniz. Burada dürüst olalım, internetten rastgele bulduğunuz bir derneğin, o an katılımcı göndermek istediği bir AGH projesi olma ihtimali çok az. O yüzden hemen ikinci seçeneğe geçiyoruz.

– Bu işle uğraşan yüzlerce dernek var demiştik. Onların Sosyal Medya sayfalarını ve Facebook sayfalarını takibe alıyorsunuz. Burada dernek adı vermek istemediğimiz için, bu derneklerin ilan verdiği Facebook sayfalarını yazabiliriz. Bu Facebook sayfaları arasında en popüler olanlar; @AvrupaGonulluHizmeti, @aghevs, EVS Turkey ve bu sayfalardan da ulaşabileceğiniz daha nice Facebook sayfaları olarak düşünebilirsiniz. Ayrıca Proje Panosu da türlü türlü gönüllü proje ilanına ulaşabileceğiniz bir sayfa ve Ulusal Ajans’ın sitesi de doğal olarak AGH ile ilgili okuyabileceğiniz en birinci ağızdan kaynak.

2-) Diyelim ki Facebook’taki proje duyurularından, katılmak istediğiniz bir proje buldunuz ve sizden de başvuru için motivasyon mektubunuzu ve CV’nizi atmanızı istiyor. CV’yi şu siteden Europass CV formatında hazırlayabilirsiniz demiştik, geriye Motivasyon Mektubunuzu hazırlamak kalıyor.

Ulusal Ajans, kendi sitesinde ideal bir Avrupa Gönüllü Hizmeti’ne başvuru için Motivasyon Mektubu nasıl yazılır, çok güzel özetlemiş. Onun için de hemen bu linke tıklayıp bakabilirsiniz.

Dediğimiz gibi, aslında her şey bu kadar basit! Önce AGH yapmaya karar veriyorsunuz, sonra internet ortamından katılımcı arayan dernek buluyorsunuz ve CV-Motivasyon Mektubu’nuzu hazırlayıp başvuruyorsunuz! Seçilirseniz de size haber veriyorlar ve geriye bir tek valizinizi hazırlamak kalıyor. Tabii ki şunu da söyleyelim, bazı projeler ‘acil’ ve hemen bir sonraki ay başlayacak bir projeye katılımcı ararken, diğer projeler 6 ay sonraki bir proje için katılımcı arıyor olabilir. O yüzden ne kadar erken başvurursanız o kadar iyi.

Gürcistan Projesi
Peki AGH’nin ve diğer AB Projelerinin size nasıl bir katkısı olacak?

Buna önce ‘resmi’ bir cevap vermek, sonra da gençlik yıllarımı projelere resmen ‘adamış’ birisi olarak nasıl bir faydasını gördüm onu yazmak istedim.

Ülkemiz malum çok ‘özgür’, hocalar öğrencilerin eline idam ipi falan veriyor, ama okullarda biz özgürlüğün tadına varırken, sadece okuduğumuz okullar ve üniversiteler bizi hayata hazırlamakta çok yetersiz kalıyor.

Özellikle mezun olduktan sonra bir süre yurtdışına gitmek gibi bir istediğiniz varsa, yurtdışındaki okullar ve hatta iş yerleri, sizin not ortalamanızdan ziyade, üniversite hayatınız boyunca neler yaptığınızla ve kendinizi sosyal olarak nasıl geliştirdiğinizle ilgileniyor. Yabancı arkadaşlarınız oldu mu, yabancı bir ülkede neler deneyimlediniz, önyargılarınız var mı, kendi kabuğunuzdan ve ‘comfort-zone’unuzdan daha önce hiç sıyrıldınız mı, bunları merak ediyor… İşte bu noktada, daha önce bu tarz projelere katılmış olmanız, yurtdışına başvurduğunuz anda kurtarıcı rol oynuyor ve siz içiniz çok rahat bir şekilde ‘yurtdışında sosyal projelerde’ bulunmuş olmanın size kattıklarını anlatabiliyorsunuz! Onun dışında, İngilizce’nizin gelişmiş olması, herkesle daha kolay iletişim kurabiliyor olmak ve başka kültürleri de öğrenmiş olmak da en az ilk söylediğim kadar önemli tabii ki.

Ben de, tamamen şans eseri keşfettiğim bu projeler sayesinde, önce tek başıma, sonra da arkadaşlarımı ayartarak hep birlikte, yaklaşık 4 yıl boyunca projelere katıldım ve hep gitmek istediğim Avrupa ülkelerinin yanında Moldova, Romanya, Ermenistan gibi projeler olmasa muhtemelen bir gezi listemde olmayacak ülkelerin, aslında ne kadar güzel yerler olduğunu gördüm. Aynı zamanda bu ülkelerin sadece başkentlerini değil küçük şehirlerini de gezdik ve ben artık içim çok rahat ‘dünya halkları kardeştir’ diyebiliyorum. Projeler sayesinde gezebildiğim bu ülkelere karşı hiçbir ön yargım kalmadı ve yine projelerde tanıştığım insanlar, sonradan en yakın arkadaşlarım oldu. 🙂

Para vererek gittiğiniz bir seyahatte; ülkeleri arasındaki sorunlar nedeniyle daha önce hiç bir Azeriyle karşılaşmamış bir Ermeninin, önyargılarını kırıp nasıl yakın arkadaş olduğunu göremezsiniz. Aynı şekilde en yakın arkadaşlarınızla birlikte, Gürcistan sınırını yürüyerek geçip, Propaganda filmi misali ‘mehdi abi bak ayağımı soktum’ yapamazsınız. 🙂 Ya da ne bileyim, belki Üsküp’ü bir turla gezdiğinizde çok seversiniz ama Makedonya’nın bir köyündeki türkçe konuşan makedon amcayla tanışamayabilirsiniz. Yani ‘insanların kısıtlı ortamlarda kurdukları ilişkilerin dinamikleri’ bir başka oluyor. 🙂

Nitekim, daha projelerde ilgili yazmak istediğim çok şeyler var ama şimdilik bu kadar olsun!

Sevgiler !

Biz Instagram’da ve Facebook’ta da varız ve bekleriz.

https://www.instagram.com/yoldabiblog/

https://www.facebook.com/yoldabiblog/

 

“Avrupa Birliği Gençlik Projeleri İle Ücretsiz Yurtdışı” hakkında 1 görüş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir