Bangkok Gezi Rehberi

Bangkok, Tayland gezimizin ilk şehriydi ve tam gitmeden okuduğumuz gibi bizi bolca nemli havası ve baharat kokan havaalanıyla karşıladı.

Tayland seyahatimizi nasıl planladığımızı bir önceki yazımızda anlattığımız için Bangkok’a direk dalıyoruz.

İnternetten araştırdığınızda Bangkok’la ilgili çok kötü koktuğuna, çok tehlikeli ve çok sevimsiz olduğuna dair bir sürü yorum okuyacaksınız. Biz Bangkok’u çok sevdik ve tek şikayetimiz şehrin üstüne sinmiş ağır baharat kokusu oldu. Öyle yazılanlar kadar da tehlikleli bir yer değildi. Yola devam yani 🙂

İstanbul’dan direk Bangkok’a geliyorsanız muhtemelen yolda çok yorulmuş olacaksınız. Havaalanından şehre taksi yaklaşık 400 baht yani 11 dolar tutuyor. Hemen taksiye atlayıp otele geçebilirsiniz. Otobüs alternatifi de var fakat biz 11 doları çok makul bulduğumuz(Türkiye standartlarında) için bu sefer otobüsü pas geçtik.

En Poüler Ulaşım Tuk Tuk
En Poüler Ulaşım Tuk Tuk

Şehiriçi Ulaşım

Tayland’a hazırlık rehberinde anlattığımız gibi, toplu taşıma kullanmak istemezseniz taksi veya tatlı tuktukları tercih edebilirsiniz. Bunun dışında Bangkok’da pek çok turistik yere Chao Pharaya nehri üzerinden ulaşım sağlanabiliyor ve tek yön 40 baht(4usd). Kaldığınız otel nehir kenarına yakınsa bu turistik botları değerlendirebilirsiniz.

Skytrain(göktüzü treni) ise adı üstünde şahitlerimiz var havada gidiyor. 🙂 en çok kullanılan toplu taşıması ve bizim de en çok kullandığımız oldu. Taksicilerle pazarlık etmeye üşenirseniz, binin skytrain’e gitsin ama söylemeden edemeyeceğiz yoğun saatlerde bildiğiniz 500T belediye otobüsü dostlar. 🙂

Khao San Road Gece Pazarı
Khao San Road Gece Pazarı

 

Konaklama

Sanırız konaklama kısmı Tayland’ın en güzel kısmı. Ne zaman ve neresine giderseniz gidin her keseye göre seçenekleri sınırsız!

Khao San Road bölgesi konaklama açısından sırtçantalı gezginler için ideal. Gecelik Bir sürü güzel hostel var ve gecelik 10 Usd’ye en güzel hostellerde kalabilirsiniz. Ayrıca bu bölge tamamen publar, eğlence mekanları ve semt pazarlarıyla çevrili.

Biraz lükse kaçmak isterseniz nehir kenarındaki otelleri deneyebilirsiniz. Burada oda için gecelik 100 Usd’yi gözden çıkartmanız gerekebilir. Her keseye göre derken bundan bahsetmiştik!

Siam ise şehrin merkezi, yakınında bir sürü restaurant ve alışveriş merkezi var. Merkezi bir lokasyon isterseniz size buraya alalım.

Biz Khlong Toei bölgesinde ‘Aspen Suites Hotel’de kaldık. Gece hayatı kısmına yakın olması ve turistik yerlere yürüme mesafesinde olmasından memnun kaldık. Gecelik fiyatı ise 50 Usd’ydi.

Ha bir de hatırlatma yapalım, Bangkok’ta en ünlü zincir oteller çok tuhaf yerlere yapılmış. Mesela seks turizminin Bangkok’taki adresi Nana Plaza’nın ön tarafında kocaman bir Marriot Hotel var. Sanıyoruz ki seks turizmi için gelen zengin iş adamları için yapmışlar. Aaa neden öyle diyorsunuz yazık! Demeyin! çünkü öyle. Gecelerde İngiliz ve Fransız işadamları abilerimizi bol bol göreceksiniz. Balayı için gelen geliyorsanız ve lüks bir otel arayışındaysanız, zincir otellerin yeri mutlaka iyi yerdedir burada kalalım diye düşünmeyin, sonra kendinizi bir anda acaip ortamlarda bulabilirsiniz!

Nana Plaza - Sıradan Bir Bar
Nana Plaza – Sıradan Bir Bar

Gezme Faslı

Bangkok’ta gezilecek yer çok. Bangkok tapınaklar, semt pazarları, yeni modern binalar ve alışveriş merkezleriyle dolu. Biz genelde gittiğimiz ülkelerde AVM’lerden kaçınmaya çalışsak da, Bangkok’ta sıcaktan kaçmak için arada mecburen girdik:) Konuya dönersek, Bangkok’a en az 3 ve hatta meşhur ‘Yüzen Market(Floating Market)’i ziyaret etmek istiyorsanız 4 gün ideal diye düşünüyoruz.

Tapınaklar(Wat)

Ülkenin büyük bir çoğunluğu budist olduğu için Bangkok tam bir tapınak(wat) cenneti. Bunların arasında en turistik olanları Wat Pho, Wat Arun ve Grand Palace en popüler olanları. Bu tapınaklara tur acentalarından tur satın alarak da gezebilirsiniz fakat size pahalıya patlar:) Kendiniz gitmek isterseniz Skytrain, tuktuk, taksi, bot bunların hepsiyle gidebilirsiniz. Gördüğünüz gibi bizce turlara gereksiz yere para vermeye hiç gerek yok(Turların sayabileceğim tek avantajı kısa sürede çok yer gezmek olabilir ama o kadar sıkıştırma oluyor ki gezdiğinizden hiçbir şey anlamıyorsunuz).

Wat Pho
Wat Pho

 

Wat Pho tapınağı şehrin turistik bir bölgesinde olduğu için ulaşması en kolay olanı. İçeride yatan 46 metre uzunluğundaki Budha heykelinin de bunda payı olabilir tabii ki! Ayrıca içeri de bir masaj okulu bile var. Girişi 100 baht ve kanaldaki feribotları kullanarak kolayca ulaşabilirsiniz.

Grand Palace, Kraliyet ailesinin adı üzerinde büyük sarayı. Sıkı bir kıyafet kuralı var dikkat! Şort hem kadına hem erkeğe yasak. Ee biz 40 derece sıcakta pantolon mu giyeceğiz yani dediğinizi duyar gibiyiz. Vallahi çok haklısınız. Bizim gibi düşünenler için girişte kıyafet kiralayan bir bölüm var ve önü kuyruk! Bu arada kadınlara şort yasak ama elbise serbestmiş, bunu sonradan öğrendik. Yine de bu kadar kurala ve turist kalabalığına dayanabilirseniz çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz.

Wat Arun, Bangkok’un diğer bir ünlü tapınağı. Wat Pho’yu gezdikten sonra nehrin karşısına geçen bir bota binip buraya gidebilirsiniz. Wat Arun yapısı Kamboçya’dan getirilmiş. Birçok turist buraya tapınağın tepesine tırmanmak için geliyor. Size yukarı çıkmak yorucu değil diye yalan söyleyecek halimiz yok, ama çıktığımıza da pişman değiliz:) Bangkok’da bunun dışında çok fazla tapınak mevcut. Anlattıklarımız, bizim de bize anlatılanlar arasından seçip gittiklerimiz. Daha fazlası için tabii ki her zaman Google hazretlerine danışıp karar verebilirsiniz 🙂

Wat Arun
Wat Arun

Alışveriş faslı

Tapınaklarla işiniz bittiyse alışveriş kısmına geçebiliriz. Daha önce değindiğimiz gibi, Bangkok bir tapınak-yemek-alışveriş üçlüsü. Bir şehri gezerken genelde yan aktivite olarak kalan ‘alışveriş’ kısmı Bangkok için geçerli değil. 🙂 Şehirde sayamadığımız kadar alışveriş merkezi var, kimisi elektronik dükkanı ağırlıklı, kimisi çanta,takı ve hediyelik eşya dükkanları ağırlıklı. Şehrin her yerine alışveriş merkezi kondurulmuş olma kısmını İstanbul’a benzettik. Gelişmiş bir Avrupa şehrinde bir, en fazla iki tane AVM görebilecekken, daha az gelişmiş ve fakir ülkelerin bu kadar tüketim çılgını olması tabii ki de kapitalizmin bir oyunu. (Hiç sosyal mesaj olmadan olur mu dimi)

Neyse, madem bu kadar çok semt pazarı ve AVM var bize de anlatmak düşüyor. 🙂

Asiatique
Asiatique

Nehir kenarındaki Asiatique, sıra sıra alışveriş merkezleri arasında bizim en sevdiğimiz oldu. Burasını bir açık hava alışveriş merkezi olarak düşünebilirsiniz. İçinde tasarım dükkanları, dövmeciler, akvaryumcular dışında da 60 metre yüksekliğinde bir dönme dolabı var ve maraş dondurmacısı var!

MBK alışveriş merkezi ise adeta bir kapalıçarşı. Siam Center ise bizim en kolayımıza gelen oldu. Burada hem aradığınız dükkanları hem de aradığınız sokak tezgahlarını bulabilirsiniz 🙂 Daha ziyade lüks dükkanların olduğu bir alışveriş merkezi arıyorsanız ise sizi Siam Paragon’a alacağız.

Gece Pazarları

Sıra bir Bangkok aktivitesi olan gece pazarlarında.. ( Evet Bangkok’un yüzde 80’i gece pazarından oluşuyor, biz anlatmasak bile muhtemelen her yerde karşınıza çıkacaklar ama biz bizce en güzel olanları yine de yazalım.)

Khao San Road eğlencenin merkezi olduğu gibi alışverişin de merkezi. El-Ayak-Vücut masajı, bilimum çeşit dükkanlar, kokteyl barlar, gece pazarları burada ne ararsanız var. Alışveriş-Yemek-Masaj üçlüsünü bir arada çıkartabilirsiniz. Ayrıca her şeyin sahtesini bulabileceğiniz sokaktır burası, sokak ortasında açılmış sahte kimlik katalogları bile vardır 🙂 10 Euro’ya sahte öğrenci kimliği yaptıran dayılara bile rastlarsınız. Khoa San Road’ın daha az gürültülü ve daha fazla yemekli versiyonunu isterseniz, bir paralel sokağındaki Soi Rambutri’yi deneyebilirsiniz. Burada da bilimum çıtır böcek tezgahları ve masaj salonları var. Sokakta ayak masajı yaptırıp böceklerinizi çıtırdatabilirsiniz mesela! Sky Train bu sokaktan geçmiyor maalesef, tek kötü yanı bu.

sokak-pazaristreet-food

Patpong Night Market de sahte Chanel’lerin, Michael Kors’ların mekanı. Ama daha fazla bir aktivitesi yok. Tabii ki Khao San Road’ın yanında sönük kalıyor.

Terminal 21 Burası havaalanı konseptiyle tasarlanmış ve görevliler de ona uygun giyiniyorlar. Ucuz ayakkabılar, çantalar ve kıyafetler ağırlıkta. Değişik bir AVM denemek isterseniz buyrun 🙂

Siam Paragon, Amarin Plaza, Pantip Plaza ve daha niceleri 🙂 Söylediğimiz gibi Bangkok’da o kadar çok AVM, semt pazarı ve gece pazarı var ki say say bitmez. Tatilinizin tamamını alışveriş yaparak geçirmek istemiyorsanız, yukarıda saydığımız 4-5 alışveriş mekanı yeter de artar bizce alışveriş faslı için. Eğer kamera, bilgisayar veya telefon gibi yüksek meblağlı bir şey alacaksanız ‘tax free’ olan yerlerden almaya dikkat edin, ülkeden çıkarken havaalanında yüzde 6’sını böylelikle geri alabilirsiniz.

Yeme-İçme kısmını detaylı bir şekilde Tayland’a hazırlık rehberinde anlatmaya çalıştık. İsterseniz buradan bakabilirsiniz.

Ve tabii ki Masaj

Gelelim masaj konusuna! 😀 Bangkok’da masaj salonları her yerde. Ama her yerde derken sadece dükkanlardan bahsetmiyoruz, adamlar sokakta boş buldukları yerlere bile iki tane masaj koltuğu atmış, alın size masaj salonu olmuş! Masaj salonunun gerçek masaj salonu mu yoksa mutlu sonlu(!) masaj salonu mu olduğunu hemen anlıyorsunuz merak etmeyin 🙂 Mutlu Son masaj salonlarının girişinde kadınlar ‘’Happy Ending Thai Massage’’ yazılı kağıtlar tutuyorlar 🙂 Biz gözümüze kestirdiğimiz bir yerde 5 Usd’ye yarım saatlik ayak masajı yaptırıp kalan masaj çeşitlerini(aklınıza kötü bişey gelmesin hemen :)) Phuket’e sakladık. En popüler ayak masajı balıklı olanı. Vay arkadaş adamların balıkları bile masaj yapıyor olduk. Balıklarla dolu havuza(havuz dediğimize bakmayın bildiğiniz leğen) ayaklarınızı sokuyorsunuz bunun için. Ayak masajını öneriyor muyuz? Kesinlikle.

Bangkok Gece Hayatı

Bangkok’da gece hayatı ikiye ayrılıyor. Bir tanesi gece hayatı deyince ilk aklımıza gelen barlar, publar ve sokak eğlenceleri kısmı, diğeri de tahmin edeceğiniz üzere Bangkok’un seks turizmi dönen sokaklarındaki gece hayatı!

Khao San Road’un sokak eğlencesi ve kalabalık barlarıyla gençlerin uğrak mekanı olduğundan yukarıda bahsettik. Daha sakin bir gece geçirmek istiyorsanız Sky Bar Bangkok’un ünlü rooftop barlarını deneyebilirsiniz. Banyan Tree Otel’in üst katındaki Moon Bar sanırız roof top’ların en ünlüsü. Burada fiyatların normalin kat kat üstünde olduğunu tahmin etmişsinizdir. Biz ‘rooftop’ları sevmediğimiz için buralara hiç bulaşmadık 🙂

Nana Plaza - Yetişkin Erkekler İçin Play-doh
Nana Plaza – Yetişkin Erkekler İçin Play-doh

Peki nerede bu Bangkok’un ‘ladyboy’larıyla ünlü sokakları hani o seks turizmi mekanları diyorsanız işte burada, Nana Plaza! Açık konuşmak gerekirse, Buraya çokta önyargılı olmamak lazım, Amsterdam’a gidip Red Light’ı da görmeden gelmemek lazım diyenler; buraya da kesinlikle gelmeliler. Biz Nana Plaza’yı oldukça ilginç bulduk ve rahatsız olmadık. Amsterdam’ın meşhur ‘Red Light’ının bol çekik gözlü olanını ve daha otantiğini düşünün. Plazanın içi paralı seks için kurulmuş clublar dolu ve ortalıkta bir sürü orta yaş üstü Avrupa’lı Amerika’lı adam dolanıyor. Kadınların da ellerinde numaralar var ve isteyen numaraya bakıp seçiyor. Uzun lafın kısası, tamamen seks ticareti için kurulmuş ve amacına hizmet eden bir yer burası ve bize tehlikeli gelmedi. Çift olarak plaza çevresinde gezerken insanlar gerçekten de ‘Happy Massage’ kağıtlarını gözünüze sokuyor ya da kırk yıllık arkadaş gibi sokulup yanağınızdan bir makas alıyor ama ilgilenmediğinizi görünce ısrar etmiyorlar. Merak ederseniz bir gidip bakabilirsiniz 🙂

Patpong ve Soi Cowboy da Nana Plaza’nın biraz yumuşatılmış versiyonu gibi. Eğer Nana Plaza sizi ürküttüyse ama yine de merak ediyorsanız, bu iki mekanı deneyebilirsiniz.

Yemek-Alışveriş ve Tapınak üçlüsü tamamlandığına göre sıra Yüzen Market(Floating Market)’e geldi!

Floating Market'te Pazarlıklar Sürüyor
Floating Market’te Pazarlıklar Sürüyor

Floating Market

Bir diğer adıyla ‘yüzen market’ bizim için Bangkok’un en güzel aktivitesiydi. Bangkok’un 1-2 saat uzağında olduğu için tur satın alıp gitmeniz gerekiyor. Khao San Road bölgesinde çok sayıda tur acentası var(bu sefer tur gerekiyor. Çünkü gideceğiniz floating marketlere göre değişebilir ama en yakını bile İstanbul-İzmit arası gibi bişey), tur satın alırken her daim pazarlık yapın, işe yarıyor(Bangkok’ta pazarlık her zaman işe yarar).

Adı üstünde yüzen market, baya baya yüzüyor. 🙂 Bir derenin içinde her çeşit şey satılan kanoların durduğunu ve sizin de kanolarla derede gezdiğinizi düşünün. Genelde tam sizin kanonuz uzaklaşırken söyledikleri fiyat, pazarlığın son fiyat oluyor. Burada çok ince bir çizgi var. 🙂 Her şey çok hızlı gelişiyor satıcının yaklaşması, pazarlık yapmanız, almanız ve kanonuzun oradan ayrılması. Biz açılış fiyatı 15 Usd olan bir hasır şapkayı 2 Usd’ye almayı başardık. Satıcı kadın bu kadar iyi pazarlıkçı olduğumuz için Umut’a bir çimdik atmayı da ihmal etmedi 🙂

Yüzen marketi bitirip kanodan indiğiniz yerde 2 Usd verip pitonlarla fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Sırf içimizde kalmasın diye “denedik”(sadece Asya denedi yanlış olmasın) ama adamların gaza gelip zorla pitonu öptüreceklerini hesap edememişiz.

Tura katılmak istemezseniz kendi imkanlarınızla gidebileceğiniz daha ufak bir yüzen market daha var. Khlong Lat Mayom isimli yüzen çarşıya gitmek için Sky Train’le Wang Wian Yai istasyonuna gitmeniz ve buradan taksi tutmanız gerekiyor.

Floating Market
Floating Market

Biz yüzen market turunu iki aktiviteyle daha birleştirip tam günlük bir gezi olarak planlamıştık fakat diğer iki hoşumuza gitmedi. Önermiyoruz ama sizin takdiriniz tabii ki. Bir tanesi fil safarisi. Safari dediklerine bakmayın, filleri uyuşturup bir çiftliğe hapsetmişler ve filler sürekli aynı patikayı dönüp duruyor. Biz filleri doğal ortamında göreceğimizi umarak(en azından böyle de kötü bir çiftlik olacağını düşünmemiştik) gitmiştik. Hayvanların o kadar acı çektiğini görmek hiç hoşumuza gitmedi. Aynı şekilde kaplanlarla zaman geçirebileceğimiz bir ‘Tiger Temple’ turu vardı, burayı gördükten sonra iyi ki o turu almamışız dedik.

Turun son aktivitesi maymunlar çiftliğini ziyaret etmekti. Burasını da yine yukarıda bahsettiğimiz sebepten sevmedik. Phuket’te kaldığımız otelin bahçesinde maymunlar cirit atıyordu. Otelin bahçesindeki maymunları beslemekten aldığımız keyfi bu turda asla almadık. Özetle, bu kısmı öneremiyoruz maalesef.

Tapınaklarıyla, gece pazarlarıyla ve aşırı kibar çekik gözlüleriyle Bangkok bizi 4 gün boyunca oldukça mutlu etti. Bangkok, Tayland’da birden fazla şehir gezecekseniz geziye başlamak için çok ideal bir şehir. Turist olmanın gereklerini yerine getirirken size biraz gezdireceği ve yoracağı için Bangkok’dan başlayıp, deniz tatili şehirlerini dinlenmeye ayırabilirsiniz.

Biz de tam olarak böyle yaptık ve halimizden memnun bir şekilde Pattaya’ya yola çıktık. 🙂

Şimdi’den yolu Bangkok’a düşecek herkese bol eğlenceli tatiller.

 

1 thought on “Bangkok Gezi Rehberi”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir