Close
Bohol Adası Gezi Rehberi

Bohol Adası Gezi Rehberi

Bohol Gezi Rehberi & Filipinler’de Gezilecek Adalar

Bohol, bizim Filipinler’deki son durağımızdı ve haliyle bu da son Filipinler yazımız. Az gittik uz gittik, bir gezinin daha sonuna geldik.

Filipinler’e hazırlık yazımızda gezginlerin Filipinler rotası genelde aynı demiştik. Ya bizimki gibi, ya da bizim rotayı tam tersten. Eğer siz de bizimle benzer bir rota takip ettiyseniz, Bohol Filipinler’deki son durağınız demektir. E ne yapalım, her güzel şeyin bir sonu var!

meşhur Çikolata Tepeleri 🙂
Bohol’a Nasıl Ulaşılır?

Biz Bohol’a Cebu’dan feribotla gittik. Siz de Cebu’dan geçmeyi planlıyorsanız Oceanjet veya Supercat firmalarının internet sitesinden ya da Cebu’daki feribot iskelesindeki satış ofislerinden satın alabilirsiniz. Biz Oceanjet Cebu – Bohol tek yön biletine 400 Peso (8 Usd) ödedik. El Nido’dan Coron’a geçerken feribot bileti alıp neredeyse kayığa binmiştik. Bu sefer karşımıza gerçekten feribot çıktığına çok sevindik!

Cebu – Bohol arası 2 saat sürüyor. Adaya ulaştıktan sonra gezmek için günlüğü 400 Peso’dan motor kiralayabilir ya da bir yerden diğerine ‘tricyclelar’la gidebilirsiniz. Tabii bir de son olarak, bizim ev sevdiğimiz toplu taşıma olan Jeepney’ler var. Jeepney aşkımızı Cebu yazısında anlatmıştık.

Bohol’dan manzaralar
Bohol’da Nerede Konaklanır?

Bizim gibi Bohol’a 1 gün ayırabildiyseniz ve Bohol’da deniz-kum-güneş üçlüsüne zamanınız yoksa (maalesef) en güzeli şehir merkezinde bulunan, hem feribot iskelesine hem de havalimanına yakın mesafede olan Tagbilaran bölgesinde kalmak. Böylece yola en az zaman, gezmeye maksimum zaman ayırabilirsiniz.

Biz artık son günümüz olduğu için, çok yorgun olduğumuz için ve devamlı çanta taşımaktan sırt ağrısı çektiğimiz için kendimize bir ödül verdik ve tamı tamına(!) iki yıldızlı Chriscent Ville Hotel’de kaldık. Ciddiyiz. Rahat ettik haliyle…Odanın geceliğine 62 Euro ödemişiz. Filipinler’de oteller çok pahalanmış demiş miydik…

Bohol’da fazladan zamanınız varsa ve nerede benim bembeyaz kumlu sahillerim diyorsanız, hedefiniz Panglao Adası olmalı. Burası, adanın hem en güzel sahilleri, hem de en çılgın bölgesi olarak geçiyor. En güzel üç plajı ise Panglago Beach, Alona Beach ve White Beach-imiş. Görmediğimiz için bir yorum yapamaycağız!

Bu arada burada bir akşam yemeğimizi Garden Cafe’de, son sabah kahvaltımızı ise Sweet Home Cafe’de yaptık. İki yeri de sevdik. Arada Asya yemeklerinden kaçmak için iyi bir seçenek olabilirler.

Bohol’da horoz dövüşü serbest. Bunlar da horoz dövüşü için yetiştirilen horozlar maalesef.
Bohol’da Nereler Gezilmeli? Gelelim Gezme Faslına:

 Bohol’da sadece bir günümüz olduğu için, Cebu’da Balinalarla Yüzme – Kawasan Şelaleleri turunu aldığımız Ilink acentasından, tam günlük bir Bohol turu aldık. Hem zamanımızı iyi değerlendirmek istiyorduk hem de bu acentadan oldukça memnun kalmıştık ve bu yüzden de Bohol’daki tek günümüzü onlara emanet ettik açıkçası. İlginizi çekerse rastie@ilink.ph adresine mail atabilirsiniz.

Bohol’un belki sahil kısmını göremedik ama bir günde gezdiğimiz yerleri bile bu adayı sevmemize yetti. Kendi halinde, salaş, sakin bir ada…Aynı zamanda çoook ünlü Çikolata Tepeleri ve kendi coğrafyasına özgü Tarsier primatlarına da ev sahipliği yapıyor. Daha ne olsun değil mi?

Bu arada Bohol’da 2013 yılında 7.2 yılında büyük bir deprem olmuş ve ada çok büyük yıkıma uğramış. Uzun süre de turistler buraya gelmeye çekinmiş. Tek gelir kaynakları turistler olduğu için halk turistlere çok çok iyi davranıyor. Kimse sizi kazıklamaya ya da suyunuzu sıkmaya çalışmıyor. Size saf bir sevgi, saygı ve hoşgörü gösteriyorlar. Bohol’da en çok sevdiğimiz şey bu oldu…Neyse lafı uzatmayalım.

Gelelim sırayla gezdiğimiz yerlere!

Baclayan Church (Baclayan Kilisesi) Bohol Adası’nın en eski kilisesi. Turun bizim için tek sıkıcı yeri burasıydı. Zaten içeride fotoğraf çekmek de yasak. Görmeseydik de olurmuş.

işte bizim Tarsier primatlar bunlar!
Tarsier Conversation Area (Tarsier Koruma Alanı)

Tarsier dediğimiz bu minicik primatlar, Güneydoğu Asya’da belirli bölgelerde yaşıyorlar ve Filipinler’de de sadece Bohol adasında yaşıyorlar. Nesilleri tükenme tehlikesinde olduğu içinde korunma altına alınmışlar.

Bu miniklerin boyları 8-16 cm arasında değişiyor ve gündüz pasif, akşam aktifler. Bu demek oluyor ki, gündüzleri genellikle ağaç tepesinde uyukluyor oluyorlar.

Bu arada Tarsier Koruma Alanı dediğimiz alan, Tarsierlerin doğal ortamı aslında, yani bir orman. Sadece buraya insanların erişimi kısıtlanmış o kadar. Yani bir hayvanat bahçesi değil burası. Hayvanat bahçelerine tavrımız belli ve şu ana kadar hiç gitmedik.

Yıllar önce buraya gelen ziyaretçilerin Tarsierleri ellemelerine ve omuzlarına vs. fotoğraf çekmelerine izin veriliyormuş. Sonradan tarsierler, insanlardan negatif enerji alıp, streslenmeye başlamışlar ve aralarında intihar edenler olmuş. Büyük turist gruplarından sonra, kendi kafalarını ağaçlara vurarak intihar etmiş bu minikler. Bu olaylar olduktan sonra da, bir daha turistlerin tarsierleri ellemeleri kesinlikle yasaklanmış. Onlar ağaçta uyuyor, siz ellemeden uzaktan bakıyorsunuz.

Bu primat arkadaşlar çok minik ve çok tatlılardı. Görülmeye bizce kesinlikle değer.

Bireysel gelirseniz, koruma alanına giriş ücreti 60 Peso (yaklaşık 1 Usd).

bindiğimiz tekneler
Loboc River Cruise

Loboc Nehri’nde yaklaşık 1,5 saat süren bir tekne turu yaptık ve öğle yemeğimizi de teknede yedik. Yemekler açık büfeydi ve aynı zamanda canlı müzik de vardı.

Nehir boyunca gördüğümüz manzaralar o kadar güzeldi ki, açıkçası ne yemek, ne müzik ayırdına bile varamadık. Varsa yoksa o teknedeki manzaralar!

Bu tur boyunca gördüğümüz güzellikler, Filipinler’de en beğendiğimiz ‘şeyler’ listesinde artık hep en üstlerde olacak.

Bireysel gelirseniz bu tura kişi başı 450 Peso (9 Usd) ödüyorsunuz.

mutluluğu Filipinler’de bulanlarda bugün
Phyton and Butterfly Sanctuarz (Piton Yılanı ve Kelebek Barınağı)

Bu barınağın bir bölümü Piton Koruma Alanı, diğer bölümü de Kelebek Barınağı olarak geçiyor ve piton koruma alanında pitonlara yaklaşıp, sırtınıza alabiliyorsunuz.

Biz bunu Tayland’da denemiştik ve o pitonun derisi bize değdiği an aşırı rahatsız olmuştuk. Bir de üstüne oradaki görevli ‘öp öp’ diye tutturup zorla öptürmeye çalışmıştı! Çok saçma bir tecrübeydi ve o gün bugündür her hıyarım var diyene tuzlukla koşmamayı öğrendik. Piton mu? Kalsın…

Barınağın diğer yarısı ise Kelebek Barınağı. Çok çeşit kelebekler vardı. İlginizi çekebilir belki.

Bu barınağın bize esas kazanımı ‘Tarsier Project’ ile tanışmak oldu. ‘Tarsier Project’, Bohol’da yerlilere destek olmak için kurulmuş ve aynı zamanda tarsier primatların korunması için projeler yürüten bir grup. Papaya reçeli, ananas şarabı gibi değişik ürünleri var ve gelirin tamamı bu proje için kullanılıyor. İlginizi çekerse, barınağın çıkışındaki hediyelikçide ürünlerini bulabilirsiniz. Papaya reçeline bizden tam puan!

Man Made Forest
Man-Made Forest

Meşhur Çikolata Tepeleri’ne giderken yaklaşık 2 km uzunluğunda bir ormanlık alan karşınıza çıkıyor. Bu alan zamanında yerliler tarafından maun ağaçları kullanarak yapılmış. Bu ormanın o kadar enteresan bir havası var ki, çok defa ‘Action’ filmlerde sahne arkası olarak kullanılmış. Gençler burada gruplar halinde hiking de yapıyorlarmış.

Çikolata Tepeleri’ne giderken içinden geçmek şart, o yüzden isteseniz de istemeseniz de göreceksiniz! 🙂

Bohol’un En önemli yerlerinden birisi Chocalate Hills (Çikolata Tepeleri):

Filipinler’deki son durağımız, blogtaki Filipinler yazılarımızın son konusu, ve Filipinler’in doğal zenginliklerinin en önemli sembollerinden birisine hoşgeldiniz, çikolata tepeleri!

Bu tepeciklerin, uzunluğu 30-50 metre arasında değişiyor ve tam 1268 taneler! Kurak sezonda renkleri kahverengiye döndüğü için adları ‘Çikolata Tepeleri’ olmuş. Biz gittiğimizde ise yeşillerdi.

Çikolata Tepeleri Nasıl Oluşmuş?

Jeologlar bu konuda hemfikir değiller. Fakat en yaygın düşünce, yıllaar yıllaar önce adalar su altındayken su akıntıları sayesinde oluşmuş olması.

Şehir efsanesine göre ise, güçlü bir dev olan Arogo, ölümlü bir kıza aşık oluyor ve kavuşamadan kız ölüyor. Kız öldükten sonra çok ağladığı için, gözyaşları bu tepelere dönüşüyor.

Son fikir ise, bunların insan eliyle oluşturulduğu. Bize ikinci seçenek bile bundan daha mümkün geldi. 🙂

Çikolata Tepeleri bizim Filipinler’deki son durağımızdı ve ertesi gün Bohol’dan Manila’ya, Manila’dan da uzuun bir yolculuğun sonunda evimize döndük.

İşte böyle tam anlattığımız gibi, az gittik, uz gittik, bir geziyi daha arkamızda bıraktık. Filipinler’in muhtemelen 14/7107’sini görebildik ama görebildiğimiz kadarıyla; cennet orasıdır.

Herkese güzel geziler diliyoruz.

Filipinlere hazırlık rehberi için tık tık.

Puerto Princesa gezi rehberi için tık tık.

El Nido gezi rehberi için tık tık.

Coron gezi rehberi icin tik tik.

Ve Cebu gezi rehberi icin tik tik.

Biz Instagram’da ve Facebook’ta da varız 🙂

https://www.instagram.com/yoldabiblog/

https://www.facebook.com/yoldabiblog/

Münih’ten Sevgiler 🙂

 

Güle Güle Filipinler!

Merken

2 comments

  1. ne güzel resimler bunlar!! Enerjiniz hiç bitmesin. Bu kadar uğraş arasında kendinize vakit ayırıp bunları yapabilmek harika !!!

    1. yoldabiblog says:

      Cok tesekkur ederiiz! :))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close