Close
Devrimin Ülkesi Küba – Küba Gezi Rehberi

Devrimin Ülkesi Küba – Küba Gezi Rehberi

Küba'ya Hazırlık Rehberi

Küba’yı görmek ve gezmek o kadar güzeldi ki, bizim için yazması en zor olan da Küba oldu. Bu sefer uzun bir yazı olacak, yaptığımız her şeyi en ince ayrıntısına kadar yazmak istiyoruz. Çünkü Küba’nın bize kattığı deneyimleri, kalbimizde niçin ve nasıl bu kadar yer ettiğini en güzel şekilde anlatmak istiyoruz. Küba’yı çok ama çok seviyoruz. O kadar ki, sadece ziyaret etmesini değil, insanını, sokağını seviyoruz. Onun bu kadar yoksulluk içinde asla yoksun olmayışını seviyoruz. Kalbi temiz insanlarını ve her birinin şehrine bu kadar sahip çıkmasını bir başka seviyoruz. Beklentilerimizin bu kadar üzerine çıkan, kendisini bu kadar sevdiren ve özleten bir ülkeye bir daha rastlar mıyız bilmiyoruz.

Neresinden başlasak ki anlatmaya. Küba biraz hazırlıkla gidilip gezilmesi gereken bir ülke. Gittiğinizde internetiniz çok limitli olacağı için(yazımızda detaylıca anlatacağız), geziyi önceden planlamakta fayda var. Biz de zevkle gezdiğimiz bu ülke için ilk olarak, bir Küba’ya hazırlık rehberi hazırladık.

Tabi ki isterseniz Havana Gezi Rehberi'ne buradan ulaşabilirsiniz.

Kübada çocuklar komünizm yemini ediyorlar ve kırmızı fular takıyorlar
Küba'da Çocuklar Komünizm Yemini Ediyorlar ve Bunun İçin Kırmızı Fular Takıyorlar

Küba Devrimi, yaklaşık 57 yaşında ve Küba 57 yıldır komünizmle yönetiliyor. Küba halkı kira ödemek nedir henüz bilmiyor. Halkın yüzde 90’ı kendi evinde oturuyor, kalanlar ise devletin lojmanlarında para vermeden oturuyor. Küba, Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra çok zorluk çekmiş olsa da, şu an turizm sayesinde ayaklanmış. Bu kadar çok turist akınına uğraması ülke ekonomisi için iyi olsa da, Kübalıların ve özellikle Havanalıların(en çok turist alan şehri ve başkenti) yabancı turistlerle tanışması, halkın komunizme bakış açısını biraz değiştirmiş.

Bir halk düşünün ki, cep telefonunu yeni yeni kullanmaya başlayan, kıyafet-ayakkabı markası bilmeyen, diğer ülkelere iş veya evlilik harici seyahat etmeyen ama bir o kadar da hiçbir şeye muhtaç olmayan. Özellikle mutlu olmak için hiçbir şeye muhtaç olmayan. Küba halkının temel gereksinimleri olan yiyecek, konaklama, eğitim ve sağlık ihtiyaçları tamamen karşılanıyor. Mesela temel besinlerin yanısıra, çocuklu ailelerde çocukların gelişimine göre, ek gıdalara kadar karşılanıyor. Çocuklar okula "jilet" gibi tertemiz üniformalarla gidiyor. Küba'nın okuma-yazma oranı 99.8 gibi çok büyük bir rakam. Kimse mesleği yüzünden yadırganmıyor. Sokakları güvenli, insanlar kapıları açık uyuyor. Şiddet yok, polis şiddeti diye bir şey zaten yok. Halk polisten korkmuyor. Polis şehirde gezip yaşlıların elinden tutuyor. Çocukların elinde tabletler ve cep telefonları yok, sokakta oynuyorlar her biri ‘çocuk’ gibi. Evet biraz zayıflar, kararmışlar, ama bu sağlıklı olmadıkları anlamına gelmiyor. Böyle bir halk düşünün, kendi halinde ama mutlu. Gitmeden önce okuduğumuz yazılar üzerine, yanımıza bir sürü kalem, kitap, tişört ve bebek eşyası götürmüştük. Düşünün ki, iki hafta boyunca bunları hediye edecek Kübalı bir çocuk bulamadık(kaldı ki Havana'dan Trinidad'a kadar şehirlerinin heryerinde bulunmamıza rağmen), onların zaten her şeyi vardı.

Küba'da Çocuk Olmak
Küba'da Çocuk Olmak

İşte bu tablo, ülke turist akınına uğrayınca biraz bozulmuş. Yabancı turistlerle tanışan halk, özellikle Havanalılar, turistlerdeki lüks yaşantıyı görüp, internetle, cep telefonuyla ve lüksle tanışıp da kendilerinde olmadığını görünce, huzursuz olmaya başlamışlar. Davulun sesi uzaktan hoş gelir misali…Şimdilerde de son durum bu. Ülkenin geneli, özellikle yaşlılar ve devrim öncesini görmüş olanlar, içinde yaşadıkları sisteme hala bağlıyken, Havana’da turistlerle iş yapanlar durumlarından rahatsız hale gelmiş. Hükümet orta yolu bulmak adına, şehirlere wifi alanları oluşturup, internet kullanımı limitli olarak sağlamış. Bu işin içinden çıkmanın ne kadar zor olduğunu düşünün, internet verseniz halk dış dünyaya açılmak isteyecek, kapitalizmin cezbedici özelliğine kapılacak ve bu da zaten zar zor ayakta kalan bir rejimi riske atmak demek. İnternet vermezse ise halk isyan edecek, mutsuz olacak. Sanıyoruz ki şu anda Küba’da işin içinden çıkabilmiş değil.

Fidel Castro, Raul Castro, Che ve Camilo Kübanın dört ‘Comandante’si bir nevi lideri olarak geçiyor. Halk, liderleri arasından en çok Camilo’yu seviyor. Camilo çok genç öldüğü için, dünyada Che yahut Fidel kadar bilinmiyor ama Küba’da aşırı seviliyor. Che de aynı şekilde herkes tarafından çok büyük saygı görüyor. Küba halkı, Che’nin anısını en güzel şekilde yaşatıyor. Fidel Castro ve kardeşi Raul konusuna gelince, o kısım biraz üzücü. Gitmeden önce okuduğumuz bloglarda, bütün halkın Fidel’i ve Raul’u çok sevdiği yazıyordu ve biz gittiğimizde Havana’da bu işin tam öyle olmadığını görüp çok üzüldük. Fidel hala halkın çoğunluğu tarafından sevilse de, bahsettiğimiz Turistlerle çok içli dışlı olan Havana halkı, Kübalıların dışa yeteri kadar açılamamasının sorumlusu olarak Fidel’i görüyor ve sempatisini kaybetmiş. Küçük şehirlerde ise hala çok seviliyor.

Vas Bien, Fidel! - Doğru Yoldasın, İyi Gidiyorsun Fidel!
Vas Bien, Fidel! - Doğru Yoldasın, İyi Gidiyorsun Fidel!

Tatilin son gününde İbo’yla tanıştık. İbo 10 sene önce İspanyolca öğrenmek için Küba’ya gelmiş ve Küba’ya aşık olup bir daha Türkiye’ye hiç dönmemiş. Şu an Kübalı bir karısı ve iki tane de çocuğu var. İbo’nun bize anlattıklarını noktasına virgülüne dokunmadan yazıyoruz. Gerisine siz karar verin.

‘Küba’ya 10 yıl önce geldim. 10 yıldır sokaklarda hiç güvenlik korkum olmadan dolaşıyorum. Karım da aynı şekilde, ben evde yokken bile kapı baca açık oturabiliyor. Bu güvenliği Dünyanın hiçbir yerinde parayla sağlayamazsınız. Karımın ailesi Santa Clara’ya yakın bir köyde oturuyor. Dedesi çok yaşlı olduğu ve yürüyemediği için, devlet 3 öğün yemeğini eve kadar getirip, yemesine yardımcı oluyor. Ailede kalan herkes çalıştığı için, yaşlı dedeye bakma kısmını devlet üstlendi anlayacağınız. Çocuklarım çok iyi bir eğitim alıyor. Devlet eğitime çok önem veriyor. En çok maddi sıkıntı yaşadığı dönemlerde bile öğrencilere yılda iki kez yeni üniforma dağıttı. Hepimizin evinde televizyon var, çoğu insanın düşündüğü gibi akşamları mum ışığında oturmuyoruz. Sokaklarda bir tane evsiz göremezsiniz, küçük de olsa, tüm aile aynı evde yaşasa da, kimse evsiz değil. Kim ne derse desin, Küba çok güzel, artık ben Kübalıyım ve ülkemizi çok seviyoruz.’

Küba, biz senin fakirliğinin gözünü severiz. Başlayalım o halde anlatmaya.

cuba-41

Gitmeden önce

Biz Küba’ya evlendikten hemen sonra 2016’nın Eylül ayında gittik. Aslında evlendikten sonra gidilen tatile adettendir balayı denir ama, biz bu sefer 4 kişiydik. Yakın iki arkadaşımız, bizden hemen sonraki hafta evleniyordu ve balayımızı birlikte planladık. (Duble balayı oldu anlayacağınız). Balayı için Küba düşünüyorsanız, çok konforlu bir balayı olmayacağını ama size konfordan çok daha güzel şeyler tattıracağını düşünün. İki hafta boyunca Küba’da şehir şehir gezdik, yüzdük, at bindik, otelde kaldığımız iki gece hariç hep Kübalıların evinde kaldık, lokallarle tanıştık, dans ettik, kokteyller içtik ve Küba’dan bolca etkilendik. Sonsuz paramız da olsa, yine Şeyşeller'de resortlarda kalmak yerine aynı şeyi yapardık. Küba’ya gidip gitmeme konusunda tereddütleriniz varsa, biz kefiliz anlayacağınız. 🙂

Ne zaman gidilir?

Küba ekvatoral iklim ülkesi. Her daim sıcak ve nemli. Bazı dönemlerde bu sıcağa bol yağmur ekleniyor. Eylül ve Ekim kasırga ihtimali olan aylar olarak geçse de, kasırganın vurması çok nadir görülen bir durum(ancak biz Küba'dan ayrıldıktan sonra Küba'yı Matthew Kasırga'sı vurdu). İşinizi şansa bırakmak istemiyorsanız Eylül ve Ekim dışında Küba’ya her zaman gidilir. Biz Eylül ayında gittik ve gündüz iki kere yağmura yakalanmak hariç bir sıkıntı yaşamadık. Yanınıza havanın aşırı sıcak ve nemli olacağını hesaplayarak kıyafet alın yeter, bir de güneş kremi. Kübalılar çok rahat insanlar, bütün göbeği açık tişörtlerinizi, mini eteklerinizi ve bilumum Türkiye’de giyemediğiniz kıyafetinizi yanınıza alabilirsiniz. Şapkanızı da valizinize eklemeyi unutmayın!

Ve tabii 1 Mayıs zamanı giderseniz, Havana’daki ünlü 1 Mayıs kutlamalarına katılabilirsiniz. Bu memlekette 1 Mayıs tazyikli suyla ve TOMA’yla değil danslarla, şenliklerle ve şarkılarla kutlanıyor. Bu açıdan Türkiye’de yaşayamayacağınız bir deneyim yaşayacağınız kesin!

Toronto'da Aktarma Bekliyoruz
Toronto'da Aktarma Bekliyoruz

Nasıl gitsek ve Küba vizesi

2016 Aralık ayı itibariyle Türk Hava Yolları, İstanbul – Havana uçuşlarını başlatıyor. Muhtemelen bilet ücretleri, aktarmalı seçeneklere göre iki kat pahalı olacak ama aktarmalı uçaklarda zaman kaybetmek istemiyorsanız ve bütçeniz uygunsa THY ile uçabilirsiniz.

İstanbul’dan en uygun seçenek genelde Aeroflot Airlines’in uçuşları oluyor. Moskova aktarması yaparak gidiyorsunuz. Biletleri biraz erken alırsanız 500-550 Euro civarına bilet bulabilirsiniz. Air Canada ikinci seçenek, Toronto aktarmalı gidiyorsunuz. Yine biletleri erken alırsanız 550-600 Euro civarına bulabilirsiniz. Toronto’dan aktarma yapmak için Kanada’dan transit vize almanız gerekiyor ama basit bir yöntemi var, bilet fotokopiniz ve pasaportunuzla herhangi bir VFS Global Şirketine randevusuz gidip alabiliyorsunuz. Kişi başı şu anlık 60 TL. KLM ve Air France’tan alırsanız Avrupa aktarmalı gidiyorsunuz ve transit vize almanıza gerek yok. Fiyatları ise ilk iki seçeneğe göre 150 Euro kadar daha pahalı. Biz biletlerimizi 4 ay önceden Air Canada’dan kişi başı 2200 TL’ye aldık. Yolculuğun aktarmalarla birlikte toplam 25 saat sürmesi hariç gayet memnunduk.

Küba için vize prosedürü çok basit. Küba Dostluk Derneği’ni arayıp onların yönlendireceği bir seyahat acentasından alabiliyorsunuz. İnternetten de araştırarak daha uygun fiyata bulmanız mümkün ki biz öyle yaptık. Kişi başı 120 TL gibi bir ücreti var. Hiçbir yere gitmenize bile gerek yok, mail yolu ile bilgilerinizi seyahat acentasına atıyorsunuz onlar da size 2 iş günü içerisinde vizenizi kargo ile yolluyorlar. Pasaporta basılmıyor, kağıt vize olarak veriliyor. Bu arada bu vizeler tek girişlik. Eğer Küba’dayken başka bir ülkeye geçip Küba’ya geri dönecekseniz, iki tane vize almanız gerekiyor. Biz Havana’dan Meksika’ya gidip geldiğimiz için kişi başı iki tane vize aldık.

Küba’da Fiyatlar

Bu kısmı biraz üzücü. Küba aşırı popüler hale gelince, fiyatlar da bir o kadar yükselmiş. Daha doğrusu biz turistler için yükselmiş.

Küba’da iki türlü para birimi var. Bir tanesi yerellerin kullandığı CUP (Küba Pesosu), diğeri ise biz Dünyalıların kullandığı CUC (Convertible Peso). 1 Cuc, 1 Usd’ye karşılık geliyor. Yerlilerin kullandığı CUP ise 25 kat daha düşük bir para birimi. Ama Küba’da neredeyse hiçbir restoran,bar ve otelde yerli para Cup geçmiyor. Sokaklarda satılan dilim pizzaları ve dondurmaları CUP’la alabilirsiniz sıraya girerek Ama şu var ki, döviz büroları da size CUP vermiyor, verdiğiniz para karşılığı sorgusuz sualsiz Cuc veriyor. 'CUC' çevirmek için Küba’da bir yerel bulmalısınız.

Hal böyle olunca, Küba’da tatil yaparken her şeyin fiyatı ortalama bir Avrupa ülkesine denk oluyor. Orta halli bir restoranda kişi başı yemek 8-10 Cuc civarı tutuyor. Kahve içmek 2-3 Cuc civarı. Neyse ki kokteyller ucuz, 2 Cuc ile 4 Cuc arası değişiyor genelde. Her şehirdeki favori yeme-içme mekanlarımıza ayrı olarak değineceğiz

Bir de, Küba’ya giderken yanınıza Euro almak en mantıklısı. Doları çok sevmiyorlar ve dolar çevirirken daha çok komisyon alıyorlar. Havana’da maalesef adım başı döviz bürosu yok. O yüzden buldunuz mu yapıştırıp bol bol para çevirebilirsiniz!

İşte Burada İnternet Var!
İşte Burada İnternet Var!

Internet Erişimi

Küba’da internet erişimi çok limitli. Belirli wifi noktaları var ve önce internet sağlayıcıları olan ‘Etecsa’nın satış noktalarından internet kartı almanız gerekiyor. 1 saat internetin fiyatı 5 Cuc. Wifi noktaları genelde şehrin en ünlü otellerinin bahçesi veya şehir meydanları oluyor(zaten nerede kalabalık yere oturmuşsa orada bilin ki internet var). Bazı lüks oteller de ‘Etecsa’ internet kartı satıyor. ‘1 saat baya yeter ohoo’ diye düşünmeyin, internet aşırı yavaş ve her site açılmıyor. Biz de ikinci günün sonunda saldık gitti. Pes ettik ve bir daha kart almadık (Asya dayanamayıp son günlerde de aldı ama olsun, o sayılmaz).

Küba’da Konaklama

*Biz bu yazıyı yazarken, bir yandan da Booking.com, Airbnb.com gibi zincirlerin Küba’yla görüşmekte olduğunu okuduk. Küba değişimde olan bir ülke, o yüzden size şu anki durumu yazıp, ileride bu siteler Küba için de çalışmaya başlarsa yazıyı güncelleyeceğiz.

Küba’da iki çeşit konaklama seçeneğiniz var. İlki, haliyle oteller. Küba’da çoğu otel eski ve bakımsız. Otel sayısı az olduğu için fiyatları da pahalı. Oda başına gecelik 50 Usd’ye de otel bulabilirsiniz fakat bir Avrupa oteli konforu beklememek lazım. Havana’nın en turistik oteli ‘El Nacional’in gecelik fiyatı 250 Usd civarı. (Biz pahalı demiştik!) Bir de Küba’da otellere Booking.com veya Hotels.com üzerinden rezervasyon yaptıramıyorsunuz, Küba otelleri henüz bu sitelerde yok Güvenilir bir site isterseniz, http://www.cubahotelreservation.com/ buraya bakabilirsiniz. Yalnız rezervasyon yaparken ödeme yapmanız gerekiyor. Sadece rezervasyonla çalışmıyorlar.

cuba-3367
"Casa"ımızın Avlusu

Bir de bizim pek bir sevdiğimiz ve özellikle tercih ettiğimiz ‘Casa Particular’lar var. Bir çok Kübalı, evinin bir odasını turistler için restore etmiş ve kiralıyor. Devlet buna izin vererek Kübalı ailelere ek gelir yaratmış, Casalarda kalmak tamamen yasal yani. Çoğu Casa’nın (İspanyolca’da Casa, Ev demek) misafir odası restore edilmiş ve çoğunda ebeveyn banyosu da var. Yani evi Kübalı aileyle paylaşsanız bile çoğu zaman ayrı banyonuz oluyor. Eğer bir ailenin yanında rahat edemeyeceğinizi düşünürseniz, tamamını kiralayabildiğiniz ‘Casa’lar da var. Böylece hem otele fazla para vermemiş hem de konaklamanızı paylaşmamış oluyorsunuz. Bu evler çok lüks olmasa da son derece temizler (ayrıca her gün oda temizliğiniz yapılıyor) ve Kübalı ev sahipleri çok güleryüzlü insanlar oluyor. Turistlerden para kazanırken, güleryüzlü hizmet etmeyi de öğrenmişler. Hatta bize sorarsanız, sırf sizden para kazandıkları için değil gerçek hayatta da çok güleryüzlüler. Şehri gezmek konusunda yardımcı oluyorlar ve her türlü işinize koşuyorlar.

Biz Havana ve Trinidad’da ‘casa’larda kaldık. İki şehirde de ev sahiplerimiz çok tatlıydı ve aynı zamanda konuşma, sohbet etme ve Küba’dan bahsetme şansımız oldu ve hatta uygun puro ve Alicia Krem bulmanıza da yardımcı oluyorlar(bu konuya da yazının devamında değineceğiz). Bizim için Kübalılarla konuşmak, onların yaşantısını ve ülkeyi anlamak için çok önemliydi. Casa’larda bu şansı bulduğumuz için mutluyuz.

Havana’da oda başı gecelik 35 Cuc, Trininad’da ise 25 Cuc verdik. Güvenilir bir ‘Casa’ sitesi isterseniz http://www.casaparticularcuba.org/ şuraya bakabilirsiniz. Sitede ilk önce gönlünüze bir casa beğeniyorsunuz ve istek yolluyorsunuz. Size kısa süre içinde doluluğuna bakıp geri dönüş yapıyorlar ve doluysa hemen başka bir casa öneriyorlar. Biz sitenin hizmetinden çok memnun kaldık ve casalarda konaklamayı desteklediğimizi anlamışsınızdır.

Bu yazdıklarımızdan, otelde kalmanın kötü bir seçenek olduğunu düşünmeyin. Sadece herkesin beklentisi başka ve bizim beklentimiz halkı biraz olsun tanıyabilmek, onların ne yediğini ve nasıl yaşadığını görmekti. Bu yüzden casaların çok konforlu olmaması bizi rahatsız etmedi ve kendimizce doğru bir tercih yapmışız. Otelde kalmanın da ayrı güzel yanları vardır tabii ki.

Hangi Şehirleri Gezsek?

Küba’nın en turistik şehirleri Havana, Trinidad, Varadero, Santa Clara, Cienfuegos ve Santiago de Cuba. Santiago de Cuba, Küba’nın en batısında kalıyor ve Havana’dan arabayla yaklaşık 12 saat sürüyor. Bu saydığımız şehirlerden bir tek Santiago de Cuba’yı gezemedik, onun yerine kaldığımız şehirlere daha çok zaman ayırıp doyasıya gezmeyi tercih ettik. Hiç de pişman olmadık. Ama sizin zamanınız olursa Santiago de Cuba'ya gidebilirsiniz çünkü Kübalılar öve öve bitiremediler gerçekten. 🙂

Bizim en sevdiğimizi şehirleri Havana ve Trinidad oldu. Havana ve Trinidad’a zamanınız varsa en az 3'er gün ayırın. En az sevdiğimiz şehir Varadero oldu ama zamanınız varsa gidin, gitmezseniz de çok bişey kaybetmiş olmazsınız.

Şehirlerarası Ulaşım

Küba’da toplu taşıma henüz çok gelişmemiş. Şehirlerarası tek bir otobüs firması var, adı Viazul. Ve seferleri de seyrek. Mesela Havana’dan Trinidad’a günde 3 sefer var ve tek yön kişi başı 25 Cuc. Online bilet almak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bir diğer seçenek ise araba kiralamak. Ama arabaların günlük kira fiyatları uçmuş! Niye bilmiyoruz ama uçmuş. Havana’da havaalanında inince hemen dışarıda 3-4 tane araba kiralama firması var. Eğer gitmeden önce internetten kiralamadıysanız burada sorabilirsiniz. Biz sorduğumuzda en düşük araba için günlük 70 Cuc dediler ve 150 Cuc da depozito istediler. Benzin fiyatı yaklaşık olarak Türkiye’yle aynı. Biz pahalı bulduğumuz için bu seçeneği de eledik. Şu an yaşadığımız ülke olan Almanya’da günlük araba kiraları 30 Euro(Cuc ve Euro neredeyse 1'e 1 düşünebilirsiniz) civarında öyle düşünün.

Bazen Lastiğimiz de Patlar!
Bazen Lastiğimiz de Patlar!

Vee sonra şans bize güldü ve tesadüfen üçüncü seçenek olarak ‘Taxi Colectivo’ ları bulduk. ‘Taxi Colectivo’ kolektif taksi demek ve Küba’da en popüler şehirlerarası ulaşım yolu. Otobüs terminalleri girişinde ve çoğu anayolda bu taksicilere rastlıyorsunuz. Gitmek istediğiniz yeri söylüyorsunuz ve otobüse vereceğinizden kişi başı yaklaşık 5 Cuc fazla verince taksi sizi istediğiniz şehre götürüyor. Küba’da çoğu insan bunu ek iş olarak görüyor. Özellikle otobüs terminallerinin girişinde her zaman bir sürü kolektif taksi şöförü bekliyor ve eğer sizinle aynı yere gitmek isteyen iki tane turist daha varsa birlikte binip, kişi başı vereceğiniz ücreti yarıya indirebiliyorsunuz. Biz bütün şehirlerarası yolculuklarımızı kolektif taksilerle yaptık. Biraz çılgın araba kullanmaları ve arabaların aşırı eski olması hariç sorun yaşamadık ama çoğunun kliması oluyor. Ha bir de otoyolun ortasında lastik patladı ve hep beraber lastiği değiştirdik ama olsun! Otostop yapmak zorunda da kalabilirdik. Açıkçası Taxi Colectivo bizim için Küba'yı kolaylaştırdı.

Diyelim ki bunların hiçbirisi size uymadı yahut pahalı geldi, hiç korkmayın, çıkın yola, çekin otostopunuzu. Küba’da otostop çok yaygın ve özellikle gezgin kadınlar hiç tereddütsüz otostop yapabiliyor. Dediğimiz gibi Küba çok güvenli bir ülke. Biz ülke olarak korkarak yaşamaya alıştığımızdan, otostop deyince de aklımıza binbir türlü senaryolar geliyor. Ama Küba’da otostop için çekinmenize gerek yok. (Çok sıcağın altında uzun bekleyebilme ve kafanıza güneş geçme durumu hariç!)

Son olarak, hayat kurtaran aplikasyon; Maps.me!

Küba’da internetin çok sınırlı olduğundan bahsetmiştik. Haliyle 'Google maps' çalışmıyor. İşte burada imdada Maps.me aplikasyonu yetişiyor. Küba her ne kadar ‘sokaklarında kaybolarak’ gezeceğiniz bir ülke olsa da, müze ve ünlü kafeler gibi olmazsa olmaz noktaları bir şekilde bulmanız gerekiyor. Gitmeden önce Maps.me’yi indirip sonra da aplikasyonun içinden Küba’nın haritasını komple indirdik. Maps.me aynı internetiniz varkenki Google Maps gibi çalışıyor yani GPS çalışıyor. Nerede olduğunuzu görebiliyor ve rahatlıkla heryeri bulabiliyorsunuz 2 haftalık tatilde bir kere bile şaşmadı(Aslansın, kaplansın Maps.me). Hatta daha da ileri giderek internetimiz varken Google.maps’ten aldığımızdan kat kat fazla randıman aldık. Seni seviyoruz Maps.me.

whatsapp-image-2016-11-15-at-21-56-02
Son Günümüzde Son Tur "Pina Colada"

En güzel Kokteyller

Malum, Küba deyince kokteyl, kokteyl deyince Küba! Biz de iki haftalık gezimizde Küba’nın olmazsa olmaz kokteyllerini bol bol denedik. Küba’nın milli içkisi Rom. Ama öyle her romu içmiyorlar! Rom deyince bizde akla Bacardi geliyor ama Küba’da öyle değil hatta Bacardi hiç sevilmiyor. Bacardi de aslında Küba çıkışlı bir marka ama Diktatör Batista’nın Fidel ve Dostları tarafından Küba’dan kovulmasıyla birlikte, Batista yanlısı Bacardi ailesi de Amerika’ya kaçıp Batisya’ya yardım etmeye devam etmiş. İşte bu nedenle Bacardi Küba’da istenmiyor. Rom denince akla Havana Club geliyor! Daiquiri, Cuba Libre, Mojito, Pina Colada ve La Canchanchara Küba’nın bizim için en güzel kokteylleri. Bucanero ise yerli birası ve denemezseniz küseriz. 🙂

Cohiba, Küba Ekonomisi İçin İyi Fakat Benim Sağlığım İçin Kötü
"Cohiba, Küba Ekonomisi İçin İyi Fakat Benim Sağlığım İçin Kötü" Fidel Castro

Puro

Biz bu konuyu biraz uzun uzun açıklamak istiyoruz.

Puro nedensiz bir şekilde Küba’da çok pahalı! En popüler puro markaları olan Cohiba, Romeo Julliet ve Monte Cristo’nun tek adet purosu (paket değil tane), devlet eliyle işletilen ‘Tobacco Shop’larda 7 Cuc civarı. Küba’ya gelirken kaç adet eş-dostun puro siparişi vereceğini düşünürseniz, ya da boşverin hiç düşünmeyin hatta!

Bir de bu işin ucuz tarafı var: El altından satılan purolar. Küba gezimizden önce okuduğumuz çoğu blogda sokak satıcılarından puro almamamız gerektiğini orjinal çıkmayacağını ya da faturasız olduğu için ülkeden ayrılırken havaalanında sorun olabileceğini okumuştuk. Ama bu sefer tabuları yıkan blog oluyoruz ve açıklıyoruz, bu iş böyle değil bunun üzerine çok araştırdık ve çok sorduk.

Öncelikle sormanız gereken insanlar "casa"larında kaldıklarınız. Onların illa puro fabrikalarında çalışan tanıdıkları vardır ve bu kişilerden puro almanız önemli ve alacağınız puroların içinde bandrollerinin alması onların orjinal olduklarının başka bir kanıtı(kaldı ki aldıktan sonra yıllarca bu işi yapmış birisine sorduk ve orjinal olduğu onayını aldık). diğer bir dikkat etmeniz gerek şey puroların kurumamış olması genellikle kutuda saklanan puroların ömürleri normal şartlarda 6-8 ay arasıdır daha sonra purolar bozulmaya başlıyor. Eğer toplu alacağınız purolardan herhangi birisi pul pul dökülüyorsa artık bu puroların işi bitmiş demektir yani almamalısınız. Biz bir kutu 30'lu Cohiba(Comandante Fidel'in içtiği)'yı 35 Cuc'a aldık. Gelelim gümrük işine; biz bunu kendi üzerimizde deneyerek test ettik. 🙂 Küba-Meksika, Meksika-Küba, Küba-Toronto seyahatlerimizde purolarımızı; kabin değil, bagaj valizlerimize koyduk ve hiçbir sıkıntı ile karşılaşmadık. Tabiki bavulla puro ticareti yapmadığınız sürece 🙂 yani 5 kutu puro almadığınız sürece sıkıntı yok. Tabi bunlar bizim deneyimlediklerimiz kesin bir sıkıntı çıkmayacak diyemiyoruz. Orası biraz da sizin şansınız 🙂 biz şanslıydık belki de.

Bir de esmer bacaklarda puro yuvarlama olayı var tabii ki. Bu sorunun cevabı, hayal gücümüzde hep eskisi gibi kalsın istedik ve Küba’da kimseye sormadık. Cevabını da sizin hayal gücünüze bırakıyoruz. 🙂 Onun yerine size daha ilginç bir şey söyleyelim, Küba'da çoğu puro fabrikasında, çalışanlar puro sararken, arkada banttan kitap okunuyor. Sebebi de çalışanlar sürekli aynı işi yapıyor, sıkılmasınlar diyeymiş. Sosyalizim kötü değil galiba hı, bir düşünün deriz...

Tabi O Zaman Tripotumuz Yok. Bu Yüzden Umut Eksik :)
Tabi O Zaman Tripotumuz Yok. Bu Yüzden Umut Eksik 🙂

Son olarak iki cümle ekleyip, daha fazla uzatmadan Havana rehberine geçiyoruz.

*Alicia Krem: Bu krem yüzyılın gençlik aşısı olarak geçiyor ve has billas Küba ürünü. Plasentadan yapıldığı için yüzdeki bütün kırışıklıkları yok ettiği yazıyordu her yerde ve tabii ki eksik kalmadık, biz de aldık! Eğer almak isterseniz Küba’da çoğu eczanede 25 CUC’ya alabilirsiniz.

Küba’da prizler amerikan priz. Giderken dönüştürücünüzü yanınızda götürmeyi unutmayın.

Ve Küba her şeye rağmen çok güzel bir ülke, çok gururlu bir ülke. Biz çok sevdik, umarız siz de seveceksiniz!

Artık Havana’ya geçebiliriz. Havana rehberi için şuradan buyrun.

Instagram'da da varız ve Bekleriz 🙂

https://www.instagram.com/yoldabiblog/

10 comments

  1. Çok güzel olmuş elinize sağlık sitenizi yeni keşfettik. karımla 2 ay sonra kübaya gidiyoruz tavsiyelerinize mutlaka uyacağız!

    1. Guzel yorumunuz icin tesekkurler, simdiden iyi yolculuklar 🙂

  2. slm elinize sağlık küba çok güzel biyer. Yılbaşında nasıl olur acaba bi fikriniz var mı?

    1. Merhabalar, tesekkurler. Kuba’da yilbasi zamani bulunmadigimiz icin tahmin yurutebiliriz ancak:) Noel zamani hem Avrupa hem de Amerika’da insanlar cok seyahat ediyor. Bu sene de Kuba’ya ilgi cok buyuk. O yuzden noel zamani hem kalabalik hem de eglenceli olur diye dusunuyoruz:) Sevgiler.

  3. Merhabalar.Bir çok gezi blogunu takip ediyorum.Sizinkini yeni keşfettim.Gayet keyifli ve bilgilendirici bir yazı olmuş.İnsan bu kadar sıkıntıya rağmen bir çok güzellik yaratan ülke için baskı olmadan ne olacağını düşünmeden edemiyor.

    Sağlıcakla 🙂

    1. Merhabalar, blogu begenmenize cok sevindik:) daha blogumuz 2 aylik, zamanla buyuyecek diye umuyoruz:) Kuba bizi de cok etkiledi, ozellikle insanlarindan cok cok etkilendik, darisi bir gun bizim de ulkenin basina olsa keske.

      Sevgiler:)

  4. Merhaba, bir dönem Küba’ya gidene Amerika vize vermiyordu diye hatırlıyorum. Halen bu durum devam ediyor mu?

    1. Merhabalar, yok artik Amerikalilar bile rahat rahat girip cikiyor 🙂 sorun etmiyorlar zaten Kuba vizesi pasaporta basilmiyor kagit seklinde veriyorlar, yani pasaportunuzda Kuba’ya gittiginiz gozukmuyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close