Close
Las Vegas Gezi Rehberi

Las Vegas Gezi Rehberi

Las Vegas Gezi Rehberi ve Las Vegas Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Las Vegas Gezi Rehberi

2018 yılında görmeyi planladığımız, 2019 yılında görmeyi planladığımız, hatta 2022 yılında bile görmeyi planladığımız ülkeler var. Bazen tüm gecemizi gelecekte gezmeyi planladığımız ülkelere ayırıyoruz. Yeni dünya olarak gördüğümüz ‘Amerika’ ise ziyaret edilecek ülkeler listemizde hiç yoktu. Elbet bir gün bir iş için, konferans için yolumuz düşer diye düşünüyorduk. Doğru hissediyormuşuz!

Çalıştığım şirket bir finans şirketi ve düzenli olarak Las Vegas’daki fuarlara katılıyoruz. 2018 Ocak ayında, ben de artık Las Vegas’ta katılacağımız tüm fuarlara şirketle birlikte gitmek gerektiğini öğrendim ve Nisan ayında Münih’te çalıştığım ofisimi temsilen bir haftalığına Las Vegas’a gittim.

Hatta bundan sonra yılda 2 kez gitmem gerekecek. Bu demektir ki Nisan ve Ekim aylarında bu blog Amerika’da! Umut bu kez kendi işlerinin yoğunluğu sebebiyle gelemedi ama Ekim ayında Vegas’a tekrar gideceğim ve fuarın bittikten sonra Amerika’da iki hafta daha kalmak için izin alacağım. O zaman Umut da Münih’ten gelecek, böylece araba kiralayıp California gezisi yapma şansımız olacak. Yeni dünya bizi bekliyor! 🙂

Bellagio’nun botanik bahçesi 🙂

Vegas’a gezmek için değil de iş için gitmenin benim için iki artısı oldu. Fuar bitiminde fazladan 2 gün kaldım ve bu süreyi 1 gün fazladan Vegas’ta gezerek, ikinci gün ise Grand Canyon’a giderek geçirdim. Uçak bileti ve otele ücret ödemediğim için neredeyse hiç para harcamamış oldum. İkinci artısı ise, Las Vegas’ta normalde kendi gezi bütçemizle gidemeyeceğimiz dünyaca ünlü restoranlara, iş yemeği bahanesiyle gitmek oldu. İlk defa hayatımda bir ‘gurme gezi’ yaptım diyebilirim. İlk defa pahalı bir yerde karnım doydu açıkçası! Muhtemelen iş gezisinden iş gezisine tekrarlayabileceğim bir şey olduğu için, blog gezilerimizde artık esnaf lokantasında yesek de olur!

Vegas’ta dolu dolu bir hafta geçirdikten sonra, Vegas’ta gezilecek yerler ve Vegas’ta yeme-içme kısmına gelmeden önce biraz şehirle ilgili ilk izlenimlerimi yazarsam;

Tek nefeste Las Vegas İzlenimleri

Vegas’ın bir ‘Sin City’ yani günah şehri olarak tasarlandığını zaten biliyoruz. Fakat her şeyin bu kadar ‘tasarlanmış’ olduğu için Vegas bana çok elit, çok zorlama bir ‘Sin City’ gibi geldi. Özellikle daha önce Bangkok ya da Pattaya’ya gittiyseniz, gerçek bir günah şehri nasıl oluyor gördüyseniz, Vegas sizi kesmeyebilir, hazır olun!

Slot makinaları havaalanından başlıyor. Otellerin lobileri ve aklınıza gelebilecek her yer kumarhaneye çevrilmiş. Bu mekanlarda asla cam ya da saat yok. Zaman ve mekandan kopmak çok kolay. Siz oynamaya devam ettiğiniz sürece alkol servisi ücretsiz. Bir de buralara ara ara oksijen veriyorlarmış, herhalde insanlar havasızlıktan boğulup oyuna ara verecek diye korkuyorlar.

karışmasın, burası havaalanı!

Bazı otellerden diğerine havadan bağlantılı bir shuttle tren ile geçebiliyorsunuz. Her şey kaldığınız otellerden zorunlu olmadıkça çıkmamanız esasına göre kurulmuş. Oteller mağazaya, mağazalar casinoya, casinolar restoranlara çıkıyor. Eğer temiz havaya ihtiyaç duymuyorsanız bir haftayı kolaylıkla otelden çıkmadan geçirebilirsiniz.

Las Vegas bana oldukça pahalı geldi, özellikle otellerin içinde yeme-içme çok pahalı. Ucuz alternatifler ise genellikle fast-food. Amerika’ya ilk defa gittiğim için, en çok şaşırdığım şey ise insanların beslenme alışkanlıkları oldu.

İnsanlar sabahın köründe güne kremalı kahvelerle, kafam kadar milk-shakelerle başlıyorlar. Herkesin elinde aşırı şekerli bir şey oluyor ve kalorileri de mutlaka üzerinde yazıyor. O 1600 kalorilik milk-shakeleri içmeye nasıl razı oluyorlar gerçekten anlayamadım. Sonuçta biz de sabahlara sucuk-ekmekle başlayan insanlarız ama haftada bir olur iki olur, her gün olması şaşırtıcı geldi!

Dünyanın en iyi aşçıları ve dünyanın en iyi şovları Vegas’taymış diyorlar. Aşçı kısmına katılıyorum çünkü sırf kendi denediğim yerler üzerinden bile 10 üzerinden verirdim.

Vegas’taki Şovlar kısmına ise yorum yapamayacağım çünkü gitme şansım olmadı. Sadece gezerken farkettim ki, son dakika şovlarını Las Vegas strip üzerindeki tur masalarından neredeyse yarı fiyatına alabiliyorsunuz. Yani gitmek istediğiniz sabit bir şov yoksa ve esas istediğiniz Las Vegas’ın meşhur şovlarından birisini görmekse, önceden internetten almasanız da olur, yolda yürürken çok daha ucuza bilet bulmanız mümkün.

Vegas’ın bir de tematik partileri ve ‘pool party’leri çok meşhur. En büyük partiler Cuma ve Cumartesi günleri oluyor. Gitmeyi kafaya koyduysanız gezinizi mutlaka Cuma ve Cumartesi’ye denk gelecek şekilde planlamanızda fayda var.

Ah Vegas’ta pool party gençleri, yaşıyorsunuz bu hayatı! (görsel google) 🙂
Las Vegas’ta ne kadar kalınır?

Bence Vegas’a meşhur şovları izlemeye ve biraz keşfetmeye geliyorsanız, gece dünyasıyla da çok alakanız yoksa 2-3 gece yeter de artar bile. Eğlenmeye veya bekarlığa veda için geliyorsanız ise ‘yorulana ve sıkılana kadar’

Las Vegas’a ne zaman gidilir?

Las Vegas bildiğiniz üzere tam bir ‘çölde vaha’. Mojave Çölü üzerine kurulmuş bir yapay dünya. Zamanında burası mafyanın bulunduğu ve polis kontrolünün olmadığı bir bölgeymiş. Kumarhane olarak tasarlanması da böyle başlamış. Pardon konudan biraz sapıverdik. Evet, çöl iklimi olduğu için de yaz aylarında sıcaklık 45-50 dereceyi bulabiliyor. Siz hiç çölde 50 dereceyi gördünüz mü bilmiyorum ama ben görmedim! 🙂 O yüzden Las Vegas’a Haziran – Ağustos aylarında gitmeyi önermiyorum.

Las Vegas için en uygun zaman ise Ekim – Mayıs ayları arası olarak geçiyor. Ben gittiğimde gündüz sıcaklığı 22 -24 derece, akşam sıcaklığı ise 12-14 dereceydi. Bence çok idealdi.

Türkiye’den Las Vegas’a Ulaşım ve Las Vegas ‘ta Ulaşım nasıl? Amerika’da araba nasıl kiralanır?

Türkiye’den şu an Las Vegas’a aktarmasız / direkt uçuş maalesef yok. Çoğunlukla Los Angeles aktarmalı uçuşlarla yaklaşık 16-17 saatte ulaşabiliyorsunuz.

Amerika planınızda sadece Las Vegas varsa ve Amerika’da başka eyaletlere geçmeyecekseniz araba kiralamanıza gerek yok, fakat Amerika içinde gezme planınız varsa araba kiralamak şart gibi. Los Angeles’ten Las Vegas arabayla yaklaşık 4 – 4,5 saat sürüyor.

Amerika’da otobüsle seyahat eden profil, Avrupa’da otobüsle seyahat eden profilden biraz farklı. Avrupa’da otobüsleri daha çok sırt çantalılar ve kendi halinde insanlar kullanırken, Amerika’da biraz daha farklı bir profil şehirlerarası otobüs kullanıyor.

Ayrıca Grand Canyon’a gitme planınız varsa günde 50 Usd’ye çok rahat araba kiralayabiliyorsunuz. Tek kişilik tur alsanız kişi başı en az 90 Usd ödemeniz gerekiyor, bunu düşününce araba kiralamak çok daha ucuza geliyor.

Biz araba kiralayacağımız zaman hep rentals.com üzerinden aratıp önce uygun seçenekleri buluyoruz, sonra acentanın yorumlarına internetten bakıp öyle kiralıyoruz. Eğer bununla uğraşmak istemezseniz Las Vegas’ta her otelin içinde bir ‘Avis’ araba kiralama bölümü oluyor, gidip biraz pazarlıkla kiralayabilirsiniz. Bu arada arabayı kiralarken kredi kartınızdan 500 Usd – 1000 Usd arası bir provizyon çekiyorlar genellikle, kartınızda buna uygun bakiye olmasına dikkat ettin.

Klişe mi? Alırım bir dal!
Las Vegas Mccarran Havalimanı

şehir merkezinden yaklaşık 14-15 km uzaklıkta. Havaalanından otelinize gitmenin en kolay yolu Über. Amerika’da Über şu an klasik taksileri sollamış durumda ve oldukça güvenli ve popüler bir yöntem. Hatta tüm otellerin bir ‘über pick-up point’i bulunuyor. Ben kaldığım otelden şehir merkezine yaklaşık 13 Usd ödedim.

Las Vegas geziniz için araba kiralamadıysanız Über’e bir noktada ihtiyaç duyma ihtimaliniz yüksek, o yüzden gitmeden mutlaka uygulamayı indirip kurmuş olmanız gerekiyor.

Über veya taksi kullanmak istemezseniz de, Terminalin dışındaki shuttleları kullanabilirsiniz.

Son olarak Las Vegas şehir içinde bir otelden diğerine diğerine toplu taşımayla gitmek isterseniz CAT adı verilen ve oteller arası gezen servisleri kullanabiliyorsunuz.

Amerika Vizesi nasıl alınır?

 Bildiğiniz üzere Amerika vizesi almak geçen sene Türkiye’de oldukça sorunlu bir süreç haline gelmişti. Şimdi sular durulduğu için daha kolay alınabiliyor.

Şu yazımızda Amerika vizesini nasıl aldığımızı yazdık. Herkese kolay gelsin! 🙂

Las Vegas’ta konaklama ve Las Vegas Otelleri

 Dünya üzerinde konaklama konusunda sorun yaşayacağınız son yer burası olsa gerek, en nihayetinde her yer otel!

Las Vegas’taki otellerin güzel yanı, otellerin kalitesine göre oldukça ucuz olması. 5 yıldızlı bir otelde geceliği 100 Usd’ye kalabiliyorsunuz. Bunun sebebi ise otellerin çoğu insandan esas para otelin casinolarında çıkıyor olması! Las Vegas son 3-4 yılda biraz popüleritesini kaybetmiş, insanlar kumar için değil daha çok bekarlığa veda ve çılgın şovlar için gelir olmuş, böyle olunca oteller bir tık pahalanmış. 3-4 yıl önce 40 – 50 Usd’ye bile 5 yıldızlı otellerde konaklamak mümkünmüş.

Ben Mandalay Bay Hotel’de kaldım çünkü katıldığımız fuar da aynı otelin fuaye alanında gerçekleşiyordu. Oldukça memnun kaldım.

Ceasars Hotel

Las Vegas Strip’in en en ortasında kalmak isterseniz Paris Hotel ya da Palazzo’yu seçebilirsiniz. Las Vegas’ın en meşhur hoteli Bellagio, Ocean’s Eleven serisinin çekildiği otel, haliyle biraz tuzlu! Hangover serisinin çekildiği otel ise Caesers Palace. Aynı şekilde burası da Las Vegas ortalamasına göre pahalı bir otel. Palazzo ise tematik Vegas otellerinin arasında benim en sevdiğim oldu.

Las Vegas oldukça küçük bir yer, eğer 5 yıldızlı otellerden birinde değil de daha uygun bir yerde kalmak isterseniz, internetten yorumlarına bakıp herhangi bir oteli seçebilirsiniz.

Las Vegas’ta otel seçerken dikkat etmeniz gereken şey ‘resort fee’ denen tesis kullanım ücreti. Böyle bir şeyi ben ilk defa Las Vegas’ta duydum. Çoğu otelin ‘resort fee’si oda fiyatına dahil değil ve sonradan ekleniveriyor. Örneğin bizim otelinki günlük 40 Usd civarıydı. Buna dikkat etmek gerek.

Las Vegas’taki otellerden aşağıda ‘Las Vegas’ta Gezilecek Yerler’ kısmında detaylıca bahsedeceğim, zira Las Vegas’ta gezilecek yerlerin yüzde 80’ini oteller oluşturuyor!

Las Vegas’ta Gezilecek Yerler

Las Vegas tüketimin şehri! Doğal olarak gezilecek yerler şehrin ana caddesi olan Las Vegas Strip’in etrafında toplanmış. Bunlar da çoğunlukla konsept ve kocaman oteller. Örneğin Venedik temalı olanın havuzunda insanlar gondola biniyor, Paris temalı olanda Eyfel kulesi var, insanlar tepesine çıkıyor. Tabii bir de benim gibi iş için gelmiş, gelmişken gezen insanlar var, onlar da insanların niye Las Vegas’ta bir otelde gondola binmek için 100 Usd ödediğini anlamaya çalışıyor! Neyse, sonuçta herkesin Las Vegas’ı kendine..

Bu arada tüm bu otellerin içine girmek ve girmek ücretsiz. Zaten her şey siz otellerin içine girin ve para harcayın diye tasarlanmış düşününce!

Burası da Luxor Hotel
Luxor Hotel

Strip Caddesinin en başında Mısır Piramidi konseptli Luxor Hotel var, gezmeye oradan başlayıp caddenin sonuna kadar (yaklaşık 5 km) tüm otelleri gezerek gidebilirsiniz. Caddenin en sonunda ise yine tematik Wynn Hotel var.

Luxor Hotel caddenin en başında, Mısır Piramitlerinden esinlenilmiş bir otel. Diğer otellerin yanında biraz sönük kalıyor açıkçası, o yüzden ilgimi çekmediği için içine girmedim.

Bellagio Hotel

Ocean’s Eleven serisinin çekildiği otel desem belki hemen bilirsiniz bu oteli.

 

Aslında Bellagio Hotel dedim ama Bellagio Fountains demeliyim çünkü bu otelin güzel yanı, bahçesindeki kocaman gölette yapılan su gösterisi! Kış dönemlerinde akşam 7’den sonra 15 dakikada bir, yaz dönemlerinde ise sabah 9’dan itibaren her 15 dakikada bir yapılıyor. Müzikle dans eden bu su şovunu izlemek ücretsiz. Paris Otel’deki Eyfel Kulesi’nin gözlem katından da bu su gösterisini çok güzel izleyebiliyormuşsunuz.

Dubai’de de çok benzeri varmış, hatta aynı insanlar tarafından yapılmış.

Bellagio Otel’in içinde bir de ufak bir botanik bölümü var. Şöyle bir girip bakabilirsiniz.

Ceasars Palace Hotel

Las Vegas’ta Venedik temalı otel olur da Roma temalı olmaz mı! Karşınızda Roma temalı Ceasars Palace. Bellagio Otel’in hemen yanında. Aynı zamanda Las Vegas’taki en pahalı otellerden birisi. Kapısında taksi yerine limuzinler bekliyor örneğin.

Roma’nın en önemli simgelerinden Aşk çeşmesi ve Collesium’un bir adet örneği hemen karşınıza çıkıyor.

Otelin içinde bir de kocaman Forum isimli bir AVM var. Burada da akşamları Atlantis denen bir ateş & su gösterisi oluyor ve izlemesi ücretsiz. Sezarın hakkı sezara, ateş gösterisi gerçekten güzeldi.

Venedik Hotel (The Venetian)

Bence Vegas’taki en başarılı canlandırma oteli bu. Adamlar gerçekten de Venedik’in bir adet ‘fake’ini baştan sona yapmayı başarmış.

İçeride goldol gezisi yapabileceğiniz bir kanal, San Marco Meydanı, Rialto Köprüsü, Dükler Sarayı, ne ararsanız var! Hatta gökyüzü bile sahte, onu bile kağıttan yapmışlar.

Venedik Otel’in bağlantılı olduğu bir de Palazzo var, Venedik’in gondolları kesmezse burasının havuzunda da gondola binebiliyorsunuz! Bu arada şaka değil, hem bunda hem de ötekinde ayrı ayrı gondola binen insanlar var. Sefaları olsun ne diyeyim!

bizim Eyfel
Paris Hotel

Las Vegas’ta gezerken gün batımını Eyfel’in tepesinde batırmak isterseniz doğru adres!

Artık tahmin etmişsinizdir, bu otel de büyük bir Paris imitasyonu. Paris’i kendi gözlerinizle daha önce gördüyseniz sizi çok etkilemeyebilir.

New York Hotel

Paris, Venedik, Roma derken geldik New York’a!

Burada da karşınıza Özgürlük Heykeli, Brooklyn Köprüsü ve Empire State binası çıkacak. Otelin dışında bir de ‘The Big Apple Coaster’ isimli roller coaster var. Buna binmek, otelin kendisini gezmekten daha eğlenceli olabilir belki!

High Roller!

Bir de atlamayalım, dünyanın en büyük dönme dolabı ‘High Roller’ Las Vegas’ta. Biletleri 22 Usd – 32 Usd arası. İncelemek isterseniz internet sitesi burada. ‘High Roller’ kumarda çok büyük bahislerle, bol risk alarak oynayanlara denirmiş. Yani dönme dolabın ismi tesadüf değil.

Benim Las Vegas’ta gezdiğim tematik oteller bunlardı. Kesmezse bir de ‘Treasure Island Hotel’i ve ‘Stratosphere’i gezebilirsiniz. Mutlaka başka oteller de vardır ama bana otel gezmek yettiği için daha fazlasını merak etmedim açıkçası.

Az kalsın unutuyordum, bir de Las Vegas’ın meşhur ‘Welcome to Fabulous Las Vegas!’ tabelası var. Önünde evlenen insanlara rastlama ihtimaliniz yüksek. Mandalay Bay Hotel’in biraz arkasında yol üzerinde kalıyor. Önünde her daim en az 30 kişilik bir sıra var, yine de Las Vegas’a kadar bu kadar yol gelmişken, aldım bu klişeden bir dal! 🙂

Red Rock Canyon (Red Rock Canyon Conservation Area)

İşte burayı görünce dedim ki; ‘’Hoşbulduk Las Vegas, şimdi aynı dili konuşmaya başladık!’’

Red Rock Canyon, Las Vegas’a yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunan ve yaklaşık 180 Milyon (!) yıl önce tektonik hareketlerle yükselen kumların oluşturduğu, kırmızı renk topraklardan oluşan çok geniş bir bölge. Kanyonun bazı bölgeleri kırmızı, bazı bölgeleri sarı, bazı bölgeleri ise gri.

İsterseniz burada trekking turlarına da katılabiliyorsunuz. Daha geniş bir zamanda gidip burada trekking yapmayı çok isterdim.

Las Vegas’ta mutlaka şu oteli gezin, ya şova gidin diyemem belki ama Red Rock Canyon bence Vegas listesinde olmayı hak edecek kadar güzel! İçinde tarih ve doğa olan her şey güzel. Hele bu 160 milyon yıllık bir kanyonsa.

Red Rock Canyon
Las Vegas Yeme İçme Önerileri

Las Vegas’ın hakkını vermem gereken bir şey olsa, dünya mutfağı konusundaki başarısı olur!

Gitmeden önce dünyanın en iyi aşçılarının Las Vegas’ta olduğunu duymuştum ama abartılmış olduğunu düşünüyordum. Gerçekten de yemek yediğimiz her mekana ayrı ayrı hayran kaldım.

Akşam yemeği için genellikle seçtiğiniz yerlere rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Çoğu mekana Yelp uygulamasını kullanarak rezervasyon yapabiliyorsunuz, aramanıza gerek kalmıyor.

Mon Ami Gabi Paris Otel’in hemen altındaki Mon Ami Gabi benim favorim oldu. Hem kahvaltısı hem de öğle yemeği için çok ideal. Ayrıca Las Vegas’ta ender bulabileceğiniz bir şey olarak açık havada oturma şansınız var.

Mon Ami Gabi’de öğle yemeği

In-N-Out-Burger meşhur Amerikan hamburger zinciri. Las Vegas’taki şubelerinin önünde her zaman çook uzun bir kuyruk var, fakat bence kesinlikle değiyor. Öğle yemeği için tercih edebilirsiniz.

‘Once’ Las Vegas’ın çok meşhur Peru mutfağı restoranı. Biz bir akşam yemeğimizi burada yedik. Daha önce hiç Peru yemeği denemediğim için biraz tereddütlü yaklaşmıştım ama yemekleri çok beğendim. Münih’te varsa hatta bundan sonra gitmeyi düşünüyorum.

Et severler için ‘Texas de Brazil’ Las Vegas’ın en iyi ‘Steakhouse’u. Kişi başı belli bir ücret ödeyip sabaha kadar et yiyebiliyorsunuz! Ben o kadar et seven bir insan olmadığım için buraya ayılıp bayılmadım, ama seveni çoktur.

Yine bir Amerikan klasiği olan Cheesecake Factory’yi gözüm kapalı önerebilirim.

Cheesecake Factory
Las Vegas’ta Alışveriş

Las Vegas’ta alışveriş adına yaptığım tek şey, şehrin güneyindeki ‘Las Vegas South Premium Outlets’e gitmek oldu.

İnsanların niye Amerika’da bu kadar çok alışveriş yaptığını anladım, çünkü Avrupa fiyatlarıyla kıyaslayınca gerçekten çok ucuza geliyor. Fakat çoğu mağazada tek adet ürün alırsanız hiç indirim yok, en az 2 ürün almanız gerekiyor ki indirimli alın. Bir mağazadan uygun fiyata istediğiniz tek bir gömleği uygun fiyata alıp çıkamıyorsunuz. Umut da ben de özellikle son yıllarda sadece ihtiyacımız kadar almaya alıştığımız için açıkçası outletlerin hiç bizlik olmadığını farkettim.

Bir de ‘Las Vegas North Premium Outlets’ varmış ama ben gitmedim, Las Vegas’ta alışveriş tecrübem bu kadardı.

Las Vegas benim için ‘tanıştığıma sevindiğim’ ama biraz abartılmış bulduğum bir şehir oldu. Sonuçta değişik olan her şey güzel, bir şehir daha keşfettiğim için mutluyum. 🙂 Hep çok duyduğum, hikayelerini dinlediğim, filmlerde gördüğüm bir yerdi, gözlerimle gördüğüm için mutluyum.

Bir de bahaneyle Grand Canyon’u da görmüş oldum! O artık bir sonraki yazıya! 🙂

1 comment

  1. Teşekkürler Özge:) Yaza bekliyoruz.a plus mathematics tutorial

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close