Close
Rothenburg ob der Tauber – Romantik Yol Rotasında Bir “Hansel ile Gretel” Kasabası!

Rothenburg ob der Tauber – Romantik Yol Rotasında Bir “Hansel ile Gretel” Kasabası!

Rothenburg ob der Tauber

Würzburg’dan başlayan ve Almanya’nın en Güneyinde, Walt Disney Kalesi olarak da bilinen Neuschwanstein Kalesi‘nin orada biten, yaklaşık 350-400 km uzunluğundaki Almanya’nın ve hatta Avrupanın en meşhur ‘road trip’ yolu olan ‘Romantik Yol’u duymuşsunuzdur!

Yol boyunca onlarca Ortaçağdan kalma köy, kasaba var ve yer yer Heidi’nin köyünde, yer yer Hansel’le Gretel’in yanında hissediyorsunuz kendinizi bu yolun kasabalarında!

Romantik Yol Rotası

İşte Rothenburg bu 400 kilometrelik yolun, en dokusu bozulmamış kasabası ve bu bölgedeki yerleşim M.Ö 500’lü yıllara dayanıyor. Hatta 13. Yüzyılda I. Rudolph tarafından dünyanın ilk ‘serbest imparatorluk şehri’ payesine bile layık görülmüş.

Minicik olan bu kasabanın etrafını surlar, hendekler, tepeler çevriliyor ve zamanında Rothenburg’un niye bir türlü aşılamadığını anlıyorsunuz.

İşte biz de, geçtiğimiz ay (Ekim 2017) bu şehrin (ya da kasaba mı desek) fotoğraflarına uzuun uzuun baktık ve en kısa zamanda ziyaret etmemiz gerektiğine karar verdik! Bir hafta sonra 7 arkadaşımızla birlikte oradaydık! 🙂

işte o muhteşem 9’lu 🙂

Toplamda 9 kişi olduğumuz için biraz ‘kağnı’ hızında da gezsek, şehirde 1 gün 1 gece geçirdik ve bu süre adeta kasabayı tavaf etmemize yetti. Bu sırada başımıza gelen tuhaf şeylerden yazının ilerleyen kısmında bahsedeceğiz!

Gezdiğimiz ‘en gerçekçi Ortacağ şehri’ ödülünü Rothenburg’a verip, hemen yazıya başlıyoruz!
Şehre en kolay nasıl ulaşılır?

Rothenburg’u gezmeye gelenler ikiye ayrılıyor; birincisi araba kiralayıp road trip yapanlar ve Romantik Yolu baştan sona gezenler, ikincisi de Bavyera’da Münih – Nürnberg gibi bir şehri gezmeye gelmişken Rothenburg’u da geziye dahil edenler.

Eğer şehre arabayla gelmeyecekseniz, en kolay ve ucuz yolu trenle gelmek. Münih’ten, Nürnberg’ten ya da başka herhangi bir Bavyera şehrinden geliyorsanız en mantıklısı günlük Bavyera Bileti almak. Şöyle ki; sadece Bavyera bölgesinde geçerli olan Bavyera tren biletini, Münih veya herhangi bir diğer Bavyera şehrindeki bilet makinalarından ya da şu siteden gezmeye gideceğiniz gün geçerli olacak şekilde alıyorsunuz ve tüm gün (gece 3’e kadar) Bavyera sınırlarında her tür toplu taşımada sınırsız bir şekilde kullanıyorsunuz.

Bilet kişi başı 25 Euro ve her ilave kişi (5 kişiye kadar) 6 Euro. Diyelim ki 5 kişisiniz, toplamda 49 Euro’ya o günlük sınırsız toplu taşıma hakkınız oluyor ve en hızlı ICE denilen trenler hariç neredeyse tüm trenlere binebiliyorsunuz. Ayrıca bu biletle Salzburg’a bile gidebiliyorsunuz. Bu mantıkla düşünün ki, Sabah 5 kişi Münih’ten çıkıp Nürnberg’e gidip tüm gün dolaşıp akşam Salzburg’a geçebilir (tamam bu çok alakasız bir rota oldu) ve bunun için kişi başı 10 Euro ödersiniz. Ayrıca çocuklu aileler için 15 yaş altı çocuklar ücretsiz.

İşte ucuza gezme işi de böylece hallolmuş oluyor. Geriye bir tek gezme kısmı kaldı!

Şehri zaten tabana kuvvet gezeceğiniz için başka bir ‘şehir içi ulaşım’ derdiniz de olmayacak. 🙂

 

Konaklama

Aslında Rothenburg’da gezilecek yerler 1 gün içinde gezilebilir ve 1 gece kalma şansınız yoksa üzülmenize gerek yok. Fakat tabii ki zamanınız varsa ve 1 gece kalırsanız şehri bir de akşam görmüş olursunuz ve Rothenburg’da her akşam yapılan ve 20:00’da başlayan ‘Ortaçağ Yürüyüşü’ne katılabilirsiniz (bundan ayrıca bahsedeceğiz).

Otel önerisine gelirsek, biz Rothenburg Tren Istasyonu’nun hemen karşısındaki ‘Rothenburger Hof’ isimli otelde kaldık ve ne yapın edin burada KALMAYIN! Tabii daha önce hiç nefret dolu, ırkçı ve aşırı negatif bir Almanla tanışmadıysanız bu otele gidip, sahiplerini sorabilirsiniz. 🙂 Kimseye kolay kolay ırkçı demeyiz ama otelin sahibi ana – oğul çok ırkçı, negatif ve olumsuz insanlardı ve bize tavırlarından hiç hoşlanmadık. Böyle bir şey başınıza gelirse ve rezervasyonunuzu Booking.com’dan yaptıysanız mutlaka şikayet edin ve hakkınızı arayın. Biz paramızın tamamını geri alamasak da 20 Euro’sunu kredi kartımıza iade ettirdik.

Önünden geçerken hayran olduğumuz otel ise ‘Burghotel Rothenburg’ oldu. Fiyatı ise gecelik 110 Euro-imiş. Kendinize güzel bir gece hediye etmek isterseniz bu oteli araştırabilirsiniz.

Hangi mevsimde en güzeldir?

Rothenburg oldukça turistik bir şehir olduğu için, yaz zamanlarında çok kalabalıklaşabiliyor ve metre başına yaklaşık 537654 Asyalı turist düşüyor. Biz Ekim ayında gittik ve hava/kalabalık oranı oldukça iyiydi.

Eğer soğuk havalara dayanabiliyorsanız en güzel zamanlarından biri de Kasım sonu – Aralık sonu arası kurulan Noel Marketler zamanı olur diye düşünüyoruz. Minik noel çadırlar ve sıcak şaraplar, abur cuburlar ve noel süslemelerin şehri ‘görsel şölen’ haline getireceğine şüphe yok!

Gezilecek Yerler
Markt Meydanı

Tabii ki de her Alman şehrinin olduğu gibi bu şehrin de bir ‘Markt Meydanı’ var ve tam bir görsel şölen. Meydanın etrafı 1600’lerden kalma sivri çatılı ve pastel renkli evlerle çevrili. Meydanda göreceğiniz en büyük gotik yapılı bina ise Rathaus yani Belediye Binası. Bu meydanı bulmak için Asyalı turist kalabalığını takip etmeniz yeterli.

Bir de unutmadan, bu meydandaki mağazaların vitrinleri aşırı güzel! Tabii ki her şey çok pahalı ve hiçbir şey almadık ama vitrinleri incelemeniz bile yeter.

Her gün akşam 20:00’de meydanda Belediye Binası’nın önünden ‘Gece Bekçisi Turu (Night Watchman’s Tour)‘ düzenleniyor ve elinde meşhalelerle ve baltasıyla gelen bir ‘gece bekçisi’ size şehrin meşhalelerle aydınlatılmış sokaklarında 1 saatlik bir ‘ortaçağ yürüyüşü’ yaptırıyor. Kişi başı fiyatı 7 Euro, öğrencilere ise 3,5 Euro. İncelemek isterseniz linki buraya bırakıyoruz. Bizce en güzeli şehri gündüz kendi istediğiniz şekilde keşfedip, akşam da şehrin bu ‘ortaçağ’ halini görmek. 🙂

Şehri gezerken yapılması önerilen bir diğer yürüyüş de, şehri çevreleyen 2.5 kmlik surların etrafında dolaşmak. Her yazımızda söylediğimizi burada da tekrarlayalım, Bavyera’nın en güzel şeyi bitmek tükenmek bilmeyen ormanları ve Rothenburg’un çevresinde de bu manzaralardan ve bol bol yeşilliklerden bolca var! 🙂

Rathausturm

Yapımına 14.yy’da başlanan ve Rönesans döneminde tamamlanan bu kulenin tepesine çıkmak için yaklaşık 220 basamak çıkıyorsunuz ve Markt Meydanı ve şehrin tüm tupturuncu çatılarına tepeden bakıyorsunuz! Zaten ‘bir meydan ve bir kule’ Avrupa şehirlerinin olmazsa olmazı olduğunu artık biliyoruz.

Deutsches Weihnachtmuseum ( Christmas Müzesi)

Yılbaşı ruhunu, Noeli seviyorsanız ve Christmas’ın çağlar boyu nasıl kutlandığını merak ediyorsanız bu müzeyi çok seveceğiniz kesin. Özellikle çıkışındaki Noel Mağazası, hediyelikler ve kalan her şey çok güzel. Biz ki kardan adam bıçaklayan bir ülkenin vatandaşlarıyız (!), burayı aşırı sevdik. Mağazası çok pahalı olduğu için tabii ki bir şey almadık ama gözümüz gördü o da bize yeter.

Doğruya doğru, Rothenburg sokakları gezilerek, atmosferin tadına varılarak gezilecek bir şehir ve burada müze müze gezmeye gerek yok. Hatta hiç müze gezmeseniz bile olur. Fakat çocuklu geziyorsanız Kukla Müzesi (Puppenmuseum) ve Oyuncak Müzesi (Spielzeugmuseum)’na gidebilirsiniz. Gezerken çocuğunu da eğlendirmek isteyeneler için biçilmiş kaftan.

İlgiliniz varsa gidebileceğiniz bir başka müze ise Kriminalmuseum. Ceza odaları, kırbaçlar ve bilimum işkence aletleri varmış ama biz bunu da pas geçtik. Böyle müzelere ilginiz varsa Toledo, İspanya’daki versiyonuna bakabilirsiniz, bizi en çok etkileyen o olmuştu.

Rothenburg’un bu inanılmaz görüntüsü ama biz gittiğimizde restorasyondaydı(O yüzden görsel Google) 🙂
Yeme – İçme Faslı:

Burada bir not düşmemiz gerekiyor. Güzel bir Alman usulü akşam yemeği yemek istiyorsanız Rothenburg’da rezervasyon şart. Şu ana kadar gezdiğimiz hiçbir Avrupa şehrinde hiçbir mekana önceden rezervasyon yaptırmadık ve hiç sorun yaşamadık. Fakat Rothenburg’da akşam yaklaşık 9-10 farklı seçeneğimiz vardı ve hepsine teker teker bakıp dolu olduğunu görünce epey şaşırdık! Ee kardeşim 9 kişi gezersen yer olmaz tabii diyeceksiniz ama 2 kişilik bile yer yoktu. 🙂 Gitmek istediğiniz yeri Tripadvisor’dan  bakıp seçerek rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Bir de Japon turistlerin ayıla bayıla yediği Schneeballen (kartopu tatlısı) var ki, bizim 9 kişilik ekibimizden sadece 1 kişi beğendi. Neyse sonuçta denemekten zarar gelmez elbet.

Kahvaltı için Brot & Zeit’a gittik ve çok sevdik. Hem çok çeşitli sandviçleri hem de çok güzel kahveleri var. Fiyatları da gayet uygun.

Zur Holl – Mittelalterliche Trinkstube, Restaurant Michelangelo ve Profumo Di Pasta Da Giuseppe bizim gitmek isteyip de gidemediğimiz ve önerilen restoranlardandı. ‘Restaurant Alter Keller’ ise öğle yemeğimizi yediğimiz ve memnun kaldığımız bir yer oldu.

Akşam yemeğimizi de Rothen-Burger isimli ‘burgerci’de yedik. Denediğimiz hamburgerlerden memnun kaldıysak da bizim için kayış buradan sonra koptu! 😀

Öğle saatlerinde yukarıda bahsettiğimiz Markt Meydanı’nın ortasında bir Türk Gelin – Damat konvoyu meydanın ortasına çekmek ve Demet Akalın açmak suretiyle göbek atıyorlardı ve saolsunlar duman çıkarmak için ‘pati’ attıkları için yüzlerce yıllık olan meydanın taşlarında izler bırakmayı ihmal etmediler. Akşam gittiğimiz Rothen-Burger’in de sahibi/ortağı Türk çıkınca ve haliyle bugünkü gelin-damatı tanıyor olunca ‘ille de düğünlerini uğrayın, mekan hemen şu kiliseyi geçince solda’ diye tutturup düğün salonunun yerini tarif etti ve herhalde bizim de bir anda basiretimiz bağlanmış olacak ki kendimizi düğünün yapıldığı yerde buluverdik… Niye oraya kadar gittiğimizi biz de bilmiyoruz 🙂

Buradan genç çiftimize mutluluklar diliyoruz. Bol göbek atmalı, “patisiz düğün konvoyları” diliyoruz.

Bir doz düğün havası alıp geceyi muhtemelen Rothenburg’un tek barı olan ‘Landwehr Brau’da bitirdik.

Çok beğendiğimiz, çok sevdiğimiz bir şehir ve her açıdan çok gülüp eğlendiğimiz bir gezi oldu.

Sıradaki yazımız Rothenburg’dan sonra gittiğimiz Bamberg yazısı olacak. 🙂

Sevgiler!

Biz Instagram’da ve Facebook’ta da varız ve bekleriz.

https://www.instagram.com/yoldabiblog/

https://www.facebook.com/yoldabiblog/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close