Close
Bali Gezi Rehberi

Bali Gezi Rehberi

Bali Gezi Rehberi

En..‘’ ile başlayan sorular sorulduğunda hemen cevap verebilen insanlara karşı içimizde her zaman bir hayranlık olmuştur. Yani mesela ‘’En sevdiğiniz müzisyen kim?’’, ‘’En severek yediğiniz yemek hangisi?’’ gibi sorulara bir kaç saniye –hatta daha bile az- düşünüp, hemen cevap verebilen insanlardan bahsediyoruz. Biz asla onlardan biri olamadık. Tek seçenekli hayat asla bize göre değil galiba…

Fakat bu sefer bir "en.." konusunda eminiz, Bali, "en güzel" tatilmizsin!!

o zaman buraya bir aile fotoğrafımızı koyalım!

Bali’ye en başından beri, daha gitmeden duygularımız vardı. Fakat etrafımızda o kadar çok Bali’ye giden ve o kadar çok Bali’ye hayran kalan vardı ki, ‘’yok ya, o kadar da olamaz, kesin hayal kırıklığına uğrayacağız gidersek’ demeden edemiyorduk. Hatta işi abartıp ‘genetik olarak denizi hepimiz seviyoruz, ada sonuçta, dört yanı denizle çevrili falan, o yüzden herkes sevmiştir!’ deyip geçtiğimiz bile oldu. En sonunda Mart 2017 için Singapur’a çok ucuz uçak bileti bulduk (o konuya değineceğiz) ve ‘zamanı geldi’ diyerek Singapur-Bali biletlerimizi aldık.

Bali’yle ilgili söyleyecek şey çok, o yüzden ‘gezi yazısı’ kısmına bir an önce geçmek istiyoruz ama ilk önce şunları söyleyelim. Bizim ‘acaba fazlaca abartılmış bir balayı adası mıdır’ diyerek gittiğimiz Bali, her şeyiyle, insanıyla, doğasıyla, yolda tanıştığımız insanlarıyla, yaptığımız aktivitelerle ve havasıyla-suyuyla bizi çok etkiledi! Meğersem sadece balayına gidenler ve otelden çıkmayanlar ne çok şey kaçırıyorlarmış! Hatta ve hatta Bali’de gezilecek o kadar yer ve yapılacak o kadar çok şey varmış ki, Bali ‘her şey dahil otel keyfi’ yapılacak son yermiş!

7 gün kaldık yetmedi, bir 7 gün daha kalsak yine sıkılmazdık!

Artık Bali’ye olan hayranlığımızı anladıysanız, gezi yazısı kısmına geçebiliriz!

yağmur demişken!

Gitmeden Önce

Bali, Türk vatandaşlarından artık vize istemiyor. Önceden kapıda vize uygulaması varmış ve vizeye 25 Usd ödüyormuşsunuz ama kalkmış. Biz elimizi kolumuzu sallayarak girdik.

Bali ucuz. Ucuz derken, ucuz yeme-içme ve konaklama seçenekleri var demek daha doğru olur. Bali sırt çantalısından tutun en zenginine, herkese hitap eden bir ada olduğu için doğal olarak çok pahalı otelleri ve restoranları da var. O yüzden siz her yerde olduğu gibi, menüsüne bakmadan hiç bir yere oturmayın, biz öyle yaptık. 🙂 Bali’nin para birimi Rupiah. 14.000 Rupiah yaklaşık 1 Euro ediyor. Biz yazıda her şeyi Euro cinsinden yazacağız, Rupiah’ya zaten tam ayamadık.

Bali’de pazarlık şart! Pazarlık derken ‘narin nazenin’ bir pazarlıktan bahsetmiyoruz. Adalılar, tek gelir kaynakları turist olduğu için öyle bir kurnazlaşmışlar ki, her şeyi önce 5 katı fiyattan açıyorlar. Şöyle söyleyelim, marketten aldığımız kontürlü hat ve sigara için bile pazarlık yaptık. Fiyat yarısına indi. Pazarlığa "biz Türküz kapışmayın pazarlıkta bizimle" diye başlarsanız kaybetmezsiniz! 🙂

Bali’yi gezmek için ne kadar zaman ayrılması gerektiği çok çetrefilli bir konu. Biz 7 gün kaldık ve gerçekten bir 7 günümüz daha olsa kalırdık. Ki bu 7 günün tek biri bile otelde dinlenerek geçmedi. Fakat Bali’de yapılacak aktiviteler, örneğin tapınak gezmek yahut rafting yapmak sizin ilginizi çekmiyorsa ve resort tatili yapmak istiyorsanız, kalacağınız oteli çok çok iyi seçmeniz gerekiyor. Çünkü Bali’nin her yerinde denize girilmiyor.

Son olarak, Bali’de iki sezon var. Birisi Ekim-Mart sonu arası olan ‘yağmurlu sezon’, kalanlarda ‘kuru sezon’ olarak geçiyor. Fakat gezinizi planladığınız tarih ‘yağmurlu sezon’a denk geliyorsa, bu havanın kötü olacağı anlamına gelmiyor. Gün içinde bir kaç saat deli gibi yağmur yağıyor(ama o bildiğiniz yağma değil; deniz ters çevrilip üzerinize dökülüyor) ve sonra duruyor. Bir de yağmur yağsa bile sıcaklık düşmüyor. Biz yağmurlu sezonun sonuna denk geldik ve yağmurun çılgınlar gibi aralıksız 2 saat yağdığına bir kez, gün içinde 15er dakika yağdığına da bir kaç kez şahit olduk. Onun dışında hava çok güzeldi.

Kendimize ve size not: Gezinize fazladan 2 gün ayırabilirseniz bu 2 günü mutlaka Bali’nin dibindeki Gili Adalarına ve Lombok Adasına gitmek için kullanın. Bali’nin biraz gölgesinde kalmış ama en az Bali kadar güzel olduğu söylenen Lombok adası’na gitmeye bizim zamanımız kalmadı. Fakat kendimize söz, tekrar görüşeceğiz Bali ve Lombok!

aaa sakın yapma Bali kendine haksızlık etme!

Ulaşım ve Ada İçi Ulaşım

Sanırım yazımızın en tatsız tarafı burası çünkü Bali’ye Türkiye’den direk uçuş yok ve çok fazla aktarmalı uçuş seçeneği de yok. Qatar Airlines ve Etihad Airlines çoğu zaman Asya’ya çok uyguna uçuşlar yapıyor ama onların da Bali destinasyonu yok. Birkaç yıl öncesine kadar Malaysia Airlines, çok uygun fiyata Kuala Lumpur aktarmalı Bali uçuşları yapıyordu ama onlar da kalkmış sanıyoruz. Öyle olunca elimizde İstanbul – Bali uçuşu için Singapore Airlines kalıyor ve biletler kişi başı gidiş dönüş 500-550 Euro civarı.

O yüzden çoğu gezgin (ve biz dahil) ne yapıyor? Paraları Singapur Airlines’a kaptırmamak için, kampanya takip edip Katar Havayolları’nın (Katar şart değil, Etihad, Emirates hepsi olur) indirimlerini yakalıyor ve gidiş-dönüş yaklaşık 300 Usd’ye Bali’ye yakın bir rotaya bilet alıyor. Örneğin Singapur, Kuala Lumpur ya da Jakarta gibi… Ve gittikleri yerde 1-2 gün geçirip oradan da ucuz uçak bileti yakalayıp Bali’ye gidiyorlar. Böylece aradaki yaklaşık 200 Usd’lik rakam havayoluna değil, gezerken gitmiş oluyor!

Böyle yazınca biraz sürreal ve yorucu gözüktüğünün farkındayız fakat biz de aynı şekilde yaptık. 🙂 Katar’ın düzenli olarak yaptığı kampanyaları takip ederek Singapur’a çok ucuza uçak bileti aldık ve Singapur’da 3 gün kaldıktan sonra Garuda Indonesia’dan aldığımız Singapur – Bali biletleriyle Bali’ye gittik. Biletleri de, Bali’den Singapur’a dönüşümüz tam Singapur – İstanbul uçuşumuza denk gelecek şekilde aldık ve dönüşte zaman kaybetmemiş olduk. Tabii ki ‘‘ya Bali uçağı dönüşte rötar yapsaydı, o zaman tren şeklinde öteki uçakta kaçardı?’’ diyebilirsiniz. Olurdu vallahi, ama şanslı günümüze geleceğini umut ettik, rötar olmadı!

Eğer sizin de ilk rotasız Singapur olursa, Singapur’dan Bali’ye giden popüler havayolları Jet Star, Air Asia ve Garuda Indonesia’dan birisini seçebilirsiniz. Biz tarih konusunda esnek olamadığımız ve biraz aceleci davrandığımız için Singapur – Bali gidiş – dönüş biletlerimizi Garuda Indonesia’dan kişi başı 150 Euro’ya aldık. Garuda Indonesia’dan da hiç memnun kalmadık. Hem de pahalıya gelmiş oldu. Siz gidiş-dönüş kişi başı 80-90 Euro’ya Air Asia veya Jet Star’dan alabilirsiniz. Küçük bir hatırlatma, bu iki havayolundan alacaksanız, ek bagaj hakkı satın almanız da gerekecek, ama 60 Euro fazla ödemekten iyidir…

Neyse, Garuda Indonesia’ya daha fazla sövmeden ada-içi ulaşım kısmına geçebiliriz. Siz de okumuşsunuzdur, Bali’de toplu taşıma yok ve adada da gezilecek yerler dağınık halde, o yüzden herkes kendi başının çaresine bakıyor. Peki nasıl bakıyor?

Şoför Tutmak

Bali’nin çevresindeki tapınakları, şelaleleri ve pirinç tarlalarını gezmek için en güzel yöntem size gezdirecek bir şöförle anlaşmak. Bize de şöför tutma fikri ilk anda çok ‘lüks’ bir olaymış gibi gözüktü ama sonradan araştırınca mantıklı geldi. İlk etapta, farklı 4-5 destinasyona uğrayan günlük turlar var, onlardan alırız bizi bütün gün gezdirir diye düşünmüştük. Fakat yine sonradan farkettik ki, Bali’de gezecek yer çok, günlük tur satan şirketler çok fazla gereksiz yere uğruyor ve günlük şöför tutmak aynı fiyata geliyor! Öyle olunca 2 günlük şöför tuttuk gitti!

Peki şöförü önceden tutmak gerekiyor mu?

Şimdi burada da, şöförler ikiye ayrılıyor. Turist gezdirme konusunda daha deneyimli, sizin yerinize günlük plan yapan ve size götürdüğü yerlerle ilgili ufak tefek bilgiler veren, şöförden ziyade tur rehberi gibi olanlar ve diğer yanda da sizi yalnızca ‘taşıyan’ ve gerisine karışmayanlar. Bali’de günlük şöför fiyatları 30 Usd – 70 Usd arası değişiyor ve şöförler de doğal olarak kendilerine bir bedel biçmiş oldukları için, tur rehberi gibi olanlar günlük 40 Usd’den aşağı çok inmiyor, diğer şöförlerle ise günlük 30 Usd’ye anlaşmak çok kolay.

Biz yine bu konuda biraz aceleci davrandık ve şöförümüzü gitmeden önce günlük 45 Usd’ye ayarladık, hatta whatsapp’tan pazarlık yaptığımız için bu bize iyi bir fiyat gibi geldi. Fakat Bali’de havaalanına indiğimizde çıkışta bekleyen onlarca şöför gördük ve çoğu günlük 30 Usd’ye çoktan razıydı, hatta pazarlıkla 25 Usd’ye bile inerdi. Biz kendi anlaştığımız şöföre söz verdiğimiz için, daha uygun fiyat verenlerle anlaşmadık ama bize sorarsanız en mantıklısı, gitmeden önce kendiniz için gün gün bir gezi planı çıkarmak ve Bali’ye vardığınız anda havaalanı çıkışında pazarlıkla günlük 30 Usd civarına bir şöför ayarlamak. Eğer işinizi garantiye almak isterseniz, size bizim şöfürün iletişimini de verebiliriz tabii ki.

Bir diğer seçenek ise motor kiralamak. Bali’de motor kullanmak kolay ve herkes motorla geziyor. Eğer yollarda kaybolmayacağınıza güveniyorsanız motor seçeneğini de değerlendirebilirsiniz. Arama kiralamayı ise düşünmeyin çünkü Bali’de trafik korkunç ve boşu boşuna çile çekersiniz. Araba kiralayanı henüz görmedik duymadık! 🙂

Havaalanından otelinize ulaşım için ise tek yol taksi. Bunun için önerilen Grab ve Über aplikasyonlarını kullanmayı öneriyorlar, herkes normal taksi tutmaktan daha ucuza geldiğini söylüyor fakat havaalanına indiğimizde hem Grab’dan teklif aldık hem de kapıdaki taksilerle pazarlık yaptık ve kapıdaki taksiler daha ucuza geldi. Belki uzun mesafede Grab daha ucuza geliyorsa bilemiyoruz ama bize sorarsanız her zaman bilek gücü, pazarlık kazanır! 🙂 Ha bir de, Grab veya Über kullanmak istiyorsanız gitmeden önce telefonunuza kurup, aplikasyonu bir kez çalıştırın, bazen doğrulama kodu falan istediği için sıkıntı yaşayanlar oluyormuş.

Tamam bu konuyu kapatıyoruz söz, sadece son bir ek! Oteliniz Havaalanına uzaksa, mesela Ubud civarındaysa, dönüşte taksiyle dönmenize gerek yok. Merkezlerdeki ‘tour desk’lerde ‘Havaalanı Servisi’ oluyor ve sizi aynı şekilde otelinizden alıp havaalanına bırakıyor. Sadece arabada sizin dışınızda maksimum 4 kişi daha oluyor ve kişi başı 12 Euro vereceğinize 4 Euro civarı veriyorsunuz. Biz dönüşümüzü havaalanı servisleriyle yaptık ve Ubud’dan havaalanına kişi başı 4 Euro verdik.

Ek not: Ay yazmasaydık içimizde kalacaktı, eğer günlük tur ya da aktivite almaya karar verirseniz, internetten asla almayın! Gerçekten de internetteki fiyatlar, pazarlıkla alabileceğiniz gerçek fiyatların 5 katı falan oluyor, bizden söylemesi. 🙂

reklamı sevmeyiz ama bu da bizim kaldığımız otel "Pertiwi Bisma 1"

Konaklama:

İşte geldik zurnanın ‘Zzzt’ dediği yere! Bizim geziyi planlarken en çok acı çektiğimiz konu otel ve bölge seçmek oldu, sanıyoruz ki bu size yabancı değildir!

Biz Bali’ye giderken, geziyi bir ‘deniz tatili’ olarak planlamadık, doğal olarak da kalacağımız otelleri seçerken, sahile yakın olması ve denizinin güzel olması bizim kıstaslarımız dışındaydı. O yüzden deniz tatili odaklı düşünenler için, bir öneri veremiyoruz maalesef. Ama şunu diyebiliriz ki, özellikle yağmurlu sezonda geliyorsanız Kuta-Legian ve Seminyak civarında sahillerin pis olduğunu ve sadece sörf amaçlı kullanıldığını göreceksiniz. O yüzden deniz tatili için bu üçünü seçmeyin. 🙂

Biz Bali’de 7 gün kaldık ve bunun 3 gecesinde Kuta, son 4 gecesinde de Ubud’da kaldık. Kuta ve Seminyak aslında aynı sahilin devamı olsa da Seminyak’ı Kuta’nın biraz daha elit versiyonu olarak düşünebilirsiniz. Bali’nin gece hayatı ve gece klüpleri daha çok Kuta çevresinde toplanmış, bu bölgeye de genellikle Avustralyalılar geliyor ve bölgede çok fazla Avustralyalı mekanı var. Hatta Kuta için tam bir kaos diyebiliriz, ama güzel bir kaos. Düşünün, adamlar Avustralya’da 1 ay çalışıp, Bali’ye gelip o parayla 5 ay kalıyorlar. Bizim gibi 1 hafta kalıp pek dönen bile yok. Peh! Neyse bu başka konu!

Biz ilk üç gecemizi geçirmek için Kuta’yı seçtik çünkü Bali’nin iki yüzünü de görmek istedik. Gerçekten de Kuta’da geçirdimiz üç gün ile, Ubud’da geçirdiğimiz son dört gün çok farklıydı. Kuta'da kaldığımız üç gün boyunca, geç saatlere kadar dışarıda eğlendik, gittiğimiz yerlerde insanlarla tanıştık hatta ertesi günler için tekrar sözleştik, buluştuk ve geç saatlere kadar içtik derken, üç günü tam bir çılgın Avustalyalı gibi yaşadık! Ubud’daki günlerimizde ise akşamlarımızı daha sakin daha sessiz ve huzurlu geçirdik. Otele daha erken döndük ve bizim için sanki tatilin tatili gibi oldu. Size önerimiz de Bali’de iki farklı bölgede otel seçmek olacaktır. Çünkü Bali bölgeden bölgeye çok değişen bir ada ve, gitmişken her halini görmek güzel olacaktır. Fakat siz ‘benim kafam Kuta’yı kaldırmaz’ diye düşünüyorsanız, Kuta yerine Seminyak civarında kalmayı tercih edebilirsiniz.

Diğer bir çok tercih edilen konaklama bölgesi ise adanın Güneyindeki Nusa Dua bölgesi. Bu bölge de adanın görece sakin ama aynı zamanda güzel resortlar bulabileceğiniz bir bölgesi-imiş. Biz gidip kalmadığımız için öneremiyoruz ama siz araştırabilirsiniz.

Kaldığımız otellere gelirsek, Kuta’da Dewi Sri Hotel’de kaldık ve gecelik, oda başı kahvaltı dahil 30 Euro ödedik. Otelden inanılmaz memnun kalmadık ama fiyat–performans olarak düşününce uygundu diyebiliriz. ‘’30 Euro’ya size balayı suiti verecek halleri yoktu’’ dediğinizi duyar gibiyiz! 🙂

Ubud’da ise ‘Pertiwi Bisma 1’ otelde kaldık ve bu oteli inanılmaz sevdik. Lokasyonu, doğanın içindeki yemyeşil çevrili havuzları ve tertemiz olmasıyla, kesinlikle önerebileceğimiz bir otel burası. Gecelik oda başı, kahvaltı dahil 40 Euro ödedik. Çok daha fazlasını hak ettiği kesin.

Kaldığımız otellerin booking.com linkini vermiyoruz çünkü booking.com’u sevmiyoruz. Bu otelleri tercih edecekseniz kendi sitelerinden de yer ayırtabilirsiniz hatta mail atarsanız indirim bile yaparlar. En azından booking.com komisyon alacağına siz indirim almış olursunuz. Sevmiyoruz seni booking.com, duy sesimizi!

Konaklama olayı da böyle. Ubud ve Kuta’daki gezilecek yerlere yazıda zaten tekrar değineceğiz!

Uluwatu Temple

Artık gezme ve aktivite kısmına geçebiliriz!

Bali’de gezilecek yerler o kadar çok ki, nereden başlayacağımızı bilemedik. En iyisi biz önce size, gitmeden önce kendi çıkardığımız listeyi, bu listeden gezdiklerimizi ve sonradan eklediklerimizi yazalım, sonra da yazının en sonuna gün gün ne yaptığımızı yazalım, öyle daha kolay olacak gibi!

Tapınaklar:

Bali’liler dini kültür ve ibadetlerine son derece bağlılar ve bunu bir yaşam tarzı haline getirmişler. Fakat böyle deyince aklınıza asla, bağnaz ve tutucu bir din anlayışı gelmesin (zira bizdeki uygulanışına şahitsiniz). Son derece modernler ve bu ibadet ve inanışlarının prensiplerini, zanaatlerine, müziklerine ve yapılarına çok güzel yansıtmışlar.

Hal böyle olunca Bali’de, aile tapınakları, köy tapınakları, milli tapınaklar gibi çok çeşitli tapınak türleri var ve adanın sahillerine, dağ ve göl kenarlarına da 8. Yüzyıldan itibaren inşa edilmeye başlanmış.

En turistik tapınakların içine ise, içeride özel halka açık bir tören yoksa girmek yasak. Fakat zaten, tapınağın içinden çok, tapınağın etrafındaki muhteşem doğadan etkileniyorsunuz. O yüzden kimse içeri giremedim diye üzülmüyor.

Uluwatu Temple

Biz Bali’nin en güneyindeki meşhur Tanah Lot Temple’ı ve yine kayalıkların üzerine kurulmuş Uluwatu Temple’ı ‘özellikle’ gezdik. Onun dışında gezdiğimiz tapınaklar, yol üzerinde karşımıza çıkanlardı. Bali’nin ‘ana tapınağı’ olarak geçen ‘Besakih Temple’a ise gitmedik. Besakih Temple biraz da yaptığımız rotanın kurbanı oldu diyebiliriz. Rotamızın çok dışında kalıyordu ve çok fazla zaman kaybetmek istemedik. Bir sonrakine saklıyoruz.

Uluwatu’ya sabah erkenden gittik ve çok güzeldi. Etrafta bizim dışımızdaki tek canlı maymunlardı. O yüzden istediğimiz gibi fotoğraf çekebildik ve zaman geçirdik. Şoförümüz (ya da rehberimiz mi diyelim) bizi maymunların yanına güneş gözlüğüyle yaklaşmama konusunda uyardı (çalıyorlarmış) fakat nedense bize buradaki maymunlar, insanlardan daha uysal geldi.

Nitekim Uluwatu’nın çevresi ve manzarası inanılmaz güzel. Tek tapınak hakkımız olsa burada kullanırdık.

Uluwatu ile Tanah Lot arası arabayla 1,5 saat sürüyor ve Tanah Lot’a gittiğimizde öğlen olmak üzereydi ve inanılmaz kalabalıktı. İçimizden ‘Tanah Lot iyi de çevresi kötü’ diye iğrenç bir espri yapmadan edemedik. Yine güzel fotoğraflar çektik ve çevresini gezdik ama gündüz erken saatte gelsek çok daha iyi olurmuş. Bir de gün batımında çok güzel oluyormuş ama biz denk gelemedik.

Uluwatu’nun girişi 1 Euro, Tanah Lot’unki ise 3 Euro civarı.

Son olarak bir de Tegenungan Şelalesi’ne giderken yolda ‘Batuan Tapınağı’na uğradık. İçerisi o sırada tören olduğu için çok şenlikliydi fakat yolunuzun üzerinde değilse özellikle uğramanıza gerek yok. Bir diğer çok meşhur temple ‘Goa Gajah’a ise gitmedik.

Padang Padang Beach:

Burası Uluwatu Temple dönüşü uğrayabileceğiniz, adanın güneyindeki ve sörfçülerin çok sık gittiği bir sahil. Çok dalgalı olduğu için insanlar pek yüzmüyor ama güneşlenmek isterseniz Tanah Lot dönüşü uğrayabilirsiniz.

Bu sahile ‘Eat, Pray, Love’ Sahili de diyorlar çünkü Julia Roberts’ın oynadığı ve Bali’de geçen filmin sahil sahneleri burada çekilmiş.

Tegenungan Şelalesi

Tegenungan Şelalesi (Tegenungan Waterfall):

Bali’de turistik olan ve gidip yüzebileceğiniz bir sürü şelale var. Bunların çoğu da 1 Euro gibi ucuz giriş ücretleri olan bakımlı ve kontrollü şelaleler. Tegenundan Şelalesi de, Bali’ye gitmeden önce en çok taktığımız yerlerden birisiydi ve her gördüğü-suya-dalan-biblog olarak gerçekten de bu şelalede yüzmek çok istemiştik. Erken saatte gittiğimiz için çok az insan vardı ve şelalede gerçekten çok eğlendik!

Şelalenin iki bölümü var, bir tanesi aşağıdaki ve dalgalı kısmı (çünkü su buraya dökülüyor), diğeri de tepedeki havuz kısmı. Bize sorarsanız aşağıdaki dalgalı kısmı daha güzel çünkü tepeden akan suyun gücüyle, oradan oraya ne olduğunuzu anlamadan savruluveriyorsunuz! Hani çocuklar gibi şendik derler ya, burada hakikaten de öyleydik. Tegenungan, Bali önerilerimizin başında geliyor.

Bir diğer popüler şelale de, adanın daha kuzeyinde kalan ‘Git Git Şelalesi’. Zamanınız olursa ve yolunuz düşerse ona da gidebilirsiniz.

Tegalalang Pirinç Terasları:

Hep fotoğraflarına baktığınız, asla ulaşılamayacak gibi gelen, o güzel insanların ve güzel atların yaşadığı, güzel ülkelerin güzel zamanlarını andıran yerler vardır. İşte Bali’nin pirinç terasları da tam olarak öyle güzel, öyle romantik. Hatta gitmeden önce burasının fotoğraflarına o kadar çok bakmıştık ki, beklentimiz de o derece büyüktü. Az bile düşünmüşüz, burada gerçekten huzur bulduk.

Tegalalang Pirinç Terasları, Ubud’a yakın olduğu için Ubud çevresini gezdiğiniz günün sabahını bu pirinç teraslarına ayırabilirsiniz.

Burada bir ek yapmak istiyoruz. Özellikle bu pirinç teraslarının olduğu bölgede ‘dünyanın en pahalı kahvesi’ olmasıyla övündükleri ‘Luwak Kahvesi’ satılıyor. Gitmeden önce bu kahvenin hikayesini okuyup, kesinlikle kahveyi denememe kararı almıştık. Kısaca bahsedelim; dünyanın en pahalı kahvesi olan Luwak, Misk kedisinin dışkılamasıyla üretiliyor. Kahve çekirdeklerinin meyvelerini yiyerek hazmeden misk kedisi, çekirdeği hazmedemeyerek olduğu gibi çıkartıyor. Yıkanıp kurutulan ve kavrulan bu kahve de ‘dünyanın en pahalı kahvesi’ oluveriyor. İşin aslı ise şöyle; Hayvanları doğalarından koparıp, zorla yakalayıp bir kafesin içine hapseden kahve satıcıları, bu hayvanlara kahve meyvesinden baska hiçbir şey vermiyor. Bir kafesin içine sıkışıp kalan bu kediler de, aç oldukları için genelde bitkin ve hasta oluyorlar. Kısacık olan hayatları işkence ile geçiyor ve bu luwak kahvesi de ‘eşsiz’ falan denilerek turistlere satılıyor. İşte Luwak kahvesinin olayı da buymuş. O yüzden biz denemeyi hiç düşünmedik. Kamu Spotumuz bu kadar. 🙂

arkadaşını bulunca koyu sohbete daldılar!

Ubud Monkey Forest (Ubud Maymun Ormanı):

Hayvanlar konusunda hassas olduğumuzu anlamışsınızdır… Luwak kahvesinin hikayesi bizi ne kadar üzdüyse, Ubud’daki bu maymun ormanı da bir o kadar mutlu etti! Şöyle düşünün, bu maymun ormanında yaklaşık 600 maymun yaşıyor ve hepsi tamamen doğal ortamında. Ne bir kafes, ne bir sınır, hepsi son derece özgür! Hatta o kadar özgürler ki, arada ormandan dışarı çıkıp, etraftaki marketten cips çikolata ne bulurlarsa çalıp, ormana dönüp arkadaşlarına dağıtıyorlar! İnsan, maymunların insana ne kadar benzediğini görünce hayret ediyor. 🙂

Maymun Ormanı’nın girişi yaklaşık 2,5 Euro ve maymunları beslemek isterseniz içeride muz da satılıyor. Kendi başınıza vermek istemezseniz, içerideki görevliler size yardımcı oluyor. Biz içeride pahalıdır diye muzları yakınlardaki marketten almıştık. Amacımız, en minik en tatlı maymunları seçerek beslemekti fakat o kadar akıllılar ki, elinizi çantanıza götürdüğünüz anda hepsi etrafınıza toplanıyor ve ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. Neyse ki, Umut maymunlarla aşırı iyi anlaştı da muzlarımızı ‘adaletli’ bir şekilde paylaştırabildik!

Monkey Forest’a kadar gelmişken Ubud’da ‘Ubud Traditional Market’i ve ‘Ubud Palace’ı da ziyaret edebilirsiniz.

Rafting:

Bali’de iki adet rafting rotası var. Birincisi Ubud’daki, daha turistik olan ve atraksiyonlu bir rafting’den ziyade, raftla çevre gezisi gibi yapılanı. Diğeri ise Telaga Waja’daki, daha uzun süren, daha yorucu ve heyecanlı olanı. Aslında Ubud’dakinde pirinç teraslarının ve bilimum mükemmel manzaralar arasından geçiyormuşsunuz ama bir ‘bir daha mı gelecez dünyaya’ diye düşündüğümüz için Telaga Waja Nehri’ndeki rafting tercih ettik. İyi ki de Telaga Waja’yı tercih etmişiz!

Rafting kısmı yaklaşık 3 saat sürdü ve yer yer raftla 4-5 metre yükseliğindeki şelalelerden atladık, eğildik, zıpladık, dallara çarpmamak için bir takım akrobasiler derken çok eğlendik. Pre-alzheimer dönemine girmeden önce insan neler yapmalı sorusuna bir cevabımız daha var artık; Telaga Waja Nehri’nde rafting!

Tur servisi sizi sabah 9 gibi otelden alıyor ve 11 gibi Telaga Waja’da oluyorsunuz. Yaklaşık 3 saat rafting sonrası öğle yemeği yeniyor ve sizi otelinize bırakıyorlar. Her raftta rehberle birlikte toplam 5 kişi oluyor. Bizim şansımıza, bizimle aynı botta olan çift de çok eğlenceliydi ve birbirimizin bol bol fotoğraflarını çektik.

Internetten baktığımızda rafting kişi başı 35 Euro gözüküyordu ama biz tur acentasıyla yaptığımız pazarlık sonucu, kişi başı 18 Euro’ya anlaştık. Bu fiyata yol, rafting ve öğle yemeği de dahildi. Pazarlıklarınızı bu fiyata göre yapabilirsiniz!

Sörf:

Bali demek Avustralyalı, Avustralyalı demek sörf demek! Bu yüzden sörf de Bali’de hali hazırda bir turizm geliri olmuş durumda. Eğer hazır Bali’ye kadar gelmişken sörf dersi almak isterseniz Kuta Sahili tarafında özel sörf dersi veren hocalar zaten kendiliğinden karşınıza çıkıyor. Tabii ki 1 saatte sörf öğrenmiyorsunuz ama denemesi eğlenceli. Bir de adanın başka taraflarında denememek gerekiyormuş çünkü Kuta tarafı dalgalar az olduğu için yeni başlayanlara uygun olan bölgesiymiş.

Biz saatine kişi başı 7 Usd ödedik. Yine pazarlık hep pazarlık.

uslu bir çocuk olduk ve zirvede bu manzarayı gördük.

Batur Dağı Trekkking:

Geldik bir diğer olmazsa olmaz Bali aktivitesine. Batur, Bali’nin kuzeyindeki sönmüş bir volkanik dağ ve buraya gece tırmanmak da Bali’nin en ilginç aktivitelerinden. Biz de daha gitmeden, Batur’a tırmanmayı gözümüze kestirmiştik.

Sizi otelden gece 2 gibi alıyorlar ve 3 gibi tırmanışın başlayacağı yerde oluyorsunuz. Ufak bir kahvaltı edip tırmanışa başlıyorsunuz ve güneşin doğduğu saat olan sabah 6’ya kadar yaklaşık 1800 metreye tırmanıyorsunuz. Siz tam zirveye vardığınızda güneş yavaş yavaş doğuyor ve karşınıza inanılmaz bir manzara çıkıyor.

Fakat bu trekkingi herkese önermiyoruz çünkü biz gitmeden biraz hafife almışız. Sonlara doğru bacaklarımız titremeye başladı ve bir an acaba gelmesemiydik diye düşündük. Gerçekten az biraz kondisyon gerektiriyormuş. Eğer ben yaparım diyorsanız, kişi başı 25 Euro civarı ve bizden bu trekking turuna hep destek, tam destek. 🙂

Bali Masajı:

Sanıyoruz ki, bu konuda da biraz tuhafız. Gönül isterdi ki size ‘şurada Bali Masajı’ yaptırdık, siz de gidin diyelim ama, biz sadece balıklı masajı yaptırabildik. Hani balıklı bir akvaryumun içine ayaklarızı sokuyorsunuz ve balıklar da gıdıklıyor, o kadar. Sanki vücut masajı veya ayak masajı yaptırsak, masajı yapanların suratına bakamazmışız gibi geldi (pes)! Ay ne bilelim, hani birisinin para karşılığı bizim ayaklarımıza masaj yapıyor olması ayıpmış gibi geldi. Siz bize bakmayın, tuhafız biz… Tayland’da da yaptıramamıştık aynı sebepten.

O yüzden bu konuda diyecek bir şeyimiz maalesef yok. Fakat temiz olsun istiyorsanız, Bali’de bütün otellerde masaj servisi de oluyor. Kişi başı en fazla 9-10 Euro’ya 1 saatlik vücut masajı yaptırabiliyorsunuz. Yani masajı uzaklarda aramanıza gerek yok!

Betelnut Cafe

Biraz da yeme-içme ve gece eğlenme kısmından bahsedelim:

Yazmaya başlamadan önce, yediğimiz şeyleri şöyle bir düşündük de, ‘1 haftada bu kadar şeyi nasıl yediniz’ demeyin, insanın açık havada sanıyoruz ki iştahı gerçekten açılıyor!

Betelnut Café:

Burası tamamen Avustralyalı turist kaynayan ve zaten Bali’nin de bir Avustralyalı bölgesinde olan ve harika yemekleri olan bir mekan. Günün her saati gidebilirsiniz ve fiyatları da uygun. Biz Tanah Lot’dan Kuta’ya dönerken uğradık ve iki kişi öğle yemeğine (biralar dahil) 13 Euro ödedik.

Alleycats:

Alleycats açık ara Kuta’nın en sevdiğimiz mekanı oldu ve tam 3 gece üst üste gittik! Hatta ilk gece burada tanıştığımız gençlerle sonraki günlerde tekrar burada ve başka yerlerde buluştuk!

Alleycats, Kuta’da, yine tamamen gençlerin takılmak için gittiği, aynı zamanda hem çok güzel yemekleri hem de çok ucuz içkileri olan bir mekan. Siz iki kişi gitseniz bile birileri yanınıza oturup muhabbet etmeye başlıyor, bir bakıyorsunuz 10 kişi olmuşsunuz!

Burada tanıştığımız Avustralyalı bir kovboy, türkleri çok kıskandığını, türklerin yanında kendisini çok cahil hissettiğini (!) ve Avustralya dünyanın bir ucunda izole bir yer olduğu için, hayatın çok sıkıcı olduğunu söyledi. Gülsek mi ağlasak mı bilemedik, en sonunda da ağlanacak halimize güldük. 🙂

Five Monkeys – Fresh Burgers & Cold Beers:

Sanıyoruz ki adından da anladınız, burası Kuta’da son derece ucuz ve cool bir burgerci. Hamburgerleri de çok güzel. İki kişi 10 Euro’ya çok rahat hamburger menü ve bira alabilirsiniz.

Taco Casa:

Buras Ubud’daki bir Meksika Restoranı. Buraya da iki gece üst üste gittik çünkü güzel ve ucuz yemeğe zaafımız var! Fiyatları Bali standartlarına göre biraz yüksek, ama şu var ki Ubud’da fiyatlar olan genel olarak Kuta’dan yüksek.

Her daim kalabalık olduğu için akşam biraz erken gidebilirsiniz.

Melting Wok Warung

Melting Wok Warung:

Hep dünya mutfağı mı yiyeceğiz, biraz da Bali mutfağı derseniz, buraya gidebilirsiniz. Melting Wok Warung, TripAdvisor’da Ubud’un en iyi restoranı seçilmiş ve bir öğle yemeğimizi de burada yedik.

Çok fazla yemek seçeneğiniz yok, her gün sadece iki adet öğle yemek menüsü çıkıyor ve birisini seçiyorsunuz. Fakat yediğimizden memnun kaldığımız için burayı da önerebiliriz. İki kişi yemek + biraya 15 Euro civarı ödemişiz.

Hemen yanındaki Puspa’s Warung da çok meşhur ama biz sevemedik.

Laughing Buddha Bar:

Sanıyoruz ki burası Ubud’un geceleri canlı olan tek mekanı. Neredeyse her akşam canlı müzik ve dans oluyor. Erken gelip masa kaparsanız hem yemek yiyip hem de takılabilirsiniz. Bira dışında içkiler ve kokteyller biraz pahalı ama Ubud’daki tek canlı mekan olduğu için, doğal diye düşündük.

Who’s Who:

Ubud’da deneyip beğenmediğimiz tek restoran burasıydı. Ona rağmen niye buraya yazdık biz de bilmiyoruz. Ayrıca pahalı.

No Mas:

Burası yine Ubud’da ayaküstü uğrayıp yemek yiyebileceğiniz ve kahve içebileceğiniz bir yer. Fiyatları da uygun. Biz iki kahve + iki biraya 8 Euro civarı ödemişiz.

Sanıyoruz ki bizim Bali’yle ilgili yazacaklarımız bu kadar. Yazının en başında dediğimiz gibi, Bali herkesin kendi zevkine, ilgi alanlarına göre gezmesi gereken çok özel bir yer. Biz kendimize göre gezdik, kendimize göre yazdık. 🙂

Mesela geleneksel Bali dansı gösterisine gidip, memnun kalan da olabilir ama biz tamamen ‘tourist trap’ olarak görüp, giden 15 Euro’muza yandık. Ya da tapınak gezmekten hiç keyif almayıp da, sahillerde daha çok zaman geçirmek isteyenler olacaktır, o da güzel!

Lombok Adası’na ise zamansızlıktan gidemedik, artık başka sefere.

Sevgili Bali, gerçekten seni çok sevdiğimizi, doğana hayran kaldığımızı bir kez daha buradan yazmak istiyoruz. Tanıştığımıza memnun olduk.

Bali planları yapanlara da, ister balayı için gidenler olsun, ister tek gidenler olsun, adanın romantizmini sonuna kadar çıkarmalarını diliyoruz. Bu adanın değişik bir romantizmi var, hani geçmişin hep romantik bir yanı vardır ya, sanki bu adada da geçmişin romantikliği var. Belki de o yüzden bu kadar sevdik!

Sevgiler!

Biz Instagram’da ve Facebook’ta da varız ve bekleriz.

https://www.instagram.com/yoldabiblog/

https://www.facebook.com/yoldabiblog/

16 comments

  1. En begendigim gezi bloglarindan biri 🙂 Bali listemdeydi, not aldim hemen onerilerinizi. Yeni Zelanda , Kanada ve Izlanda yazilari okuyacabilecek miyiz blogda ? Sevgiler

    1. yoldabiblog says:

      Cok tesekkur ederiiz ?? Izlanda gezisi yakinda gercekten geliyor 🙂 Yeni Zelanda ve Kanada’yi simdilik sadece ‘isteme ve uzaktan sevme’ faslindayiz, keske gelse! Sevgiler!

  2. Merhaba
    Yaziniz gercekten buyuleyici olmus. Detaylar o kadar etkileyici ki hersey gozumde sanki oradaymisim gibi canlandi. Seyehat gemilerinde calistigim icin baliye 4-5 kez gittim daha once 6yildir ayni gemide jakartali kiz arkadasimla beraber calisiyoruz.her baliye gidisimde aksam ustu yorgun argin ise baslarken hep kalbimi balide biraktim. Bu kez kiz arkadasimi gormeye (kismet ise ailesiylede jakartada tanismaya)gidecegim.
    Cok yakin bir arkadasimla beraber balide 8 gun kalacagiz kiz arkadasimda bize katilacak bir baska arkadasiyla. Otelde kalmak yerine eski gemici arkadaslarim araciligiyla villa kiraladik yine eski bir gemici arkadasim orada seyehat acentesi actigi icin gerekli balideki ulasimi onun araciligi ile yapacagiz. Ustelik onlarida bu sayede gorme eski gunlerden konusma firsatim olacak. 300 un uzerinde sehir gezmis birisi olarak yazinizi okuyunca gercekten bana verdigi heyecani anlatamam.ilk kez bende yurtdisina bu kez tatile gidecegim. Notlar tutup video ve forograflarla her animi kaydetmek istiyorum. Yazinizin bir guzel tarafi ise gitmis oldugunuz tarih benim gidis tarihime cok yakin olmasi.
    Harika bir gun gecirmeniz dilegiyle…

    1. yoldabiblog says:

      Merhaba Yılmaz,

      Yazıyı beğendiğine çok sevindik, çok teşekkür ederiz!

      Bali’yi gerçekten çok sevdik, umarız senin ve kız arkadaşının Bali tatiliniz çok güzel geçer 🙂

      Size şimdiden iyi tatiller diliyoruz, bizim yerimize de eğlenin!

      Sevgiler

  3. Elinize sağlık çok başarılı olmuş yazı ✌️

    1. yoldabiblog says:

      Teşekkür ederiiz ☺️

  4. Merhaba, yazınızda fiyatları belirtirken £ cinsinden yazmışsınız. Ben de cuma günü yola çıkıyorum ve hala karar veremedim parayı £ mi yoksa $ olarak mı yanıma almalıyım?

    1. Merhaba Damla, biz Almanya’dan gittigimiz icin yanimizda euro vardi, dolara cevirmek istemedik. Fakat sen TL cevireceksen, dolara cevirip oyle goturebilirsin. Dolar daha populer. Sevgiler, iyi yolculuklar 🙂

  5. Merhaba, biz de eşimle balayına gitmeyi planlıyoruz bu ayın sonunda. Bir kaç sorum olacak
    Sİngapur aktarmalı uçuşta aktarma süresi gidişte 2 saat dönüşte 1 saat 25 dk. Bu süreler aktarma için yeterli mi uçağı kaçırma durumu olabilir mi ? aktarmada ne gibi işlemler yapılıyor. Singapur airlines uçağı ikisi de bu arada.
    Canggu bölgesi nasıl otelimizi ordan seçeceğiz büyük ihtimal..
    Çok teşekkürler,

    1. Merhabalar,

      Iki ucak da Singapur Airlines ucagi oldugu ve siz aktarmali yolcu oldugunuz icin, genel de ikinci ucak, aktarma yolcularini mutlaka bekliyor. Biz farkli havayollu kullanarak gitmistik, oyle olunca aktarma yolcusu sayilmiyorduk, yani bize normal ‘gelen yolcu’ muamelesi yaptilar 🙂 Normalde aktarma yolcunun direkt gecmesi gerekiyor ikinci ucaga. Yani normal sartlarda kacirmamaniz gerekiyor 🙂

      Canggu cok guzel, hem sessiz hem de Bali’nin hareketli bolgelerine yakin. 🙂

      Simdiden hayirli olsun, iyi tatiller!

  6. Yasemin kansu says:

    Merhabalar☺️Yazınızı çok sevdim blogunuzla balayımızı planlarken tanışmıştım bizde Bali’ye gitmeyi planlıyorduk çok faydası olmuştu o zaman.şimdi balideyiz.nusa duada.yaklaşık sizin planınıza yakın bi planlama yapmıştım ben.10 günlüğüne geldik Bali’ye önce Singapur’a gittik sizin gibi 3gün.5gün nusa duada Denize gireriz 5gün de gezeriz diye planlamıştık ama deniz girilecek gibi değil çok dalgalı ve medcezir var 3.günde sıkıldık yarın en azından raftinge gidelim diye düşünündük ama sanırım nusa duada olduğumuz için çok fahiş fiyatlar dönüyo burda indirim de yapmıyorlar.1kişi rafting fiyatına 88dolar dediler ve düşmediler acaba siz hangi firmayla gittiniz raftinge?kısa sürede dönüş yaparsanız sevinirim malum kısıtlı zamanımız var birkaç sorum daha olacak.şimdiden teşekkür ederim iyi günler dilerim?

  7. Merhabalar,

    Şöförünüzden memnun kaldıysanız iletişim bilgilerini alabilir miyim 🙂
    Teşekkürler şimdiden 🙂

    Sevgiler,

    1. Merhabalar, Evet gerçekten memnunduk 🙂

      https://www.facebook.com/balidriverkomang/?fref=ts şu facebook sayfası buradan ulaşabilirsiniz.

      Sevgiler:)

  8. Merhaba, çok güzel bir yazı, teşekkürler bilgiler için. Pertiwi Bisma 1 ile ilgili iki sorum var, yanıtlayabilirseniz çok sevinirim:

    1. Tesis içerisinde ya da etrafında sokak köpekleri bulunuyor mu?
    2. Yorumlarda akşamları çok karanlık bir yolda yürümek gerektiğinden bahsetmiş bir çok insan. Taksiler tesis girişine kadar ulaşabiliyor mu, yoksa her türlü yürümek zorunluluğu mu var?

    1. yoldabiblog says:

      Merhabalar,
      Sokak köpeğiyle hiç karşılaşmadık açıkçası, akşam biraz karanlık oluyor yol ama biz yürürken hiç tedirgin olmadık. Güvenliymiş hissi yaratmıştı bizde. Taksi otelin içine (hatta lobiye kadar) girebiliyor 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close