Close
İzlanda Gezi Rehberi: Güney İzlanda Gezi Rotası

İzlanda Gezi Rehberi: Güney İzlanda Gezi Rotası

İzlanda Gezi Rehberi: Güney İzlanda Gezi Rehberi

İzlanda’dan döneli bir ay oldu, bu arada blogumuzun kadın tarafını temsilen Asya Las Vegas’a gitti geldi fakat biz hala İzlanda sayıklıyoruz! Bu sırada başka gezi planları yaptık, uzak rotalar planladık fakat İzlanda’ya ikinci kez ve bu sefer çadır kamp yapma planımız sabit! Varın siz düşünün bu ülkenin bizi ne kadar etkilediğini.

Şu yazımızda İzlanda’ya gitmeden önce yaptığımız hazırlıklardan ve 8 günlük İzlanda rotamızdan bahsetmiştik. Şimdi sıra geldi Güney İzlanda rotamızı anlatmaya.

Bildiğiniz üzere Güney İzlanda rotası İzlanda gezginlerinin en popüler iki rotasından birisi. Diğeri zaten Golden Circle rotası.

İzlanda’da kısıtlı zamanınız varsa ve Golden Circle ile Güney İzlanda rotası arasında kalırsanız bizce kesinlikle Güney İzlanda daha güzel! Tabii zevkler ve renkler tartışılmaz, orası ayrı.

Yazıya başlamadan bir şey söylememiz lazım; evet Güney İzlanda’da hatta İzlanda’nın tamamında göreceğiniz güzellikler, şelaleler, mağaralar, deniz kemerleri ve okyanus manzaraları inanılmaz. Fakat asıl güzel olan şey yolun kendisi. Yolda olmak hissi! Saatlerce bir hiçliğin ortasında gitmek, arabada müziği son ses açmak, o hiçliğin içinde şarkılara eşlik etmek, yol kenarında gördüğünüz bembayaz atların önünde durmak, yemeğinizi paylaşmak ve akşam olduğunda kulübenize çekilmek güzel olan!

Bu yazıyı yazarken o duyguları tekrar yaşadık ve söylemek istedik. Artık başlayabiliriz! 🙂

Güney İzlanda hakkında hap hap bilgiler;

Reykjavik’ten yola çıktığınızda Güney İzlanda rotası’nın ilk durağı Seljalandsfoss Şelalesi, son durağı ise Jökülsarlon buzulu diyebiliriz. Meşhur Vik kasabası ise Güney İzlanda rotasının ortalarında kalıyor.

Reykjavik’ten Jökülsarlon’a kadar yaklaşık 400km’lik bir yoldan bahsediyoruz ve bize sorarsanız Güney İzlanda 2 günde tamamlanacak bir rota. En güzeli ilk gün Vik kasabasına kadar gezip, akşam Vik kasabası yakınlarında konaklayıp ikinci gün Jökulsarlon’a devam etmek.

Vik kilisesi

Güney İzlanda’ya bir gün ayırabiliyorsanız ise en güzeli Vik kasabasına kadar olan kısmını gezmek. Bir günde Jökulsarlon’a kadar gidip dönmek de mümkün ama bu sefer aceleden gezdiğiniz yerlerden bir şey anlamayabilirsiniz. En güzeli bu coğrafyayı yedire yedire, acele etmeden gezmek. İzlanda’nın doğasında acele etmek yok..

Biz bu rotada sırayla Seljalandsfoss Şelalesi, Seljavallalaug doğal spa, Skogafoss şelalesi, Solheimasandur uçak kazası, Dyrholaey(Sea Arch) deniz kemeri, Siyah kum(Black Sand) plajı, Vik kasabası ve Jökulsarlon buzullarını gezdik. Tüm bu destinasyonlara ulaşmak çok kolay, hepsi ya anayolun üzerinde ya da anayolun çok yakınında.

Foss’ aslında İzlandaca’da şelale demek, fakat biz yine de bu şelalelerden ‘Xfoss şelalesi’ olarak bahsetmeye devam ediyoruz, artık mazur görürsünüz. 🙂

Gitmeden önce tüm bu destinasyonları Google Map’ e işaretledik. ve Reykjavik’ten çıktıktan sonra Route 1’i takip ederek yolumuzu sorunsuz bulduk. Zaten Route 1’i hiç bozmadan takip ederseniz İzlanda’yı baştan sona bir çember çizerek dönmüş oluyorsunuz, çok istikrarlı bir otoyol! Ayrıca Google Maps sorunsuz çalışıyor, internetiniz varsa başka uygulama indirmenize gerek yok. İnternetiniz olmayacaksa Kesinlikle Maps.me’yi indirmenizi tavsiye ederiz. 🙂

Güney İzlanda’da Konaklama Önerileri

Bizim için Güney İzlanda’nın en güzel tecrübelerinden birisi, 2010 yılında patlayarak Avrupanın hava trafiğini felç eden yanardağ Eyjafjallajokull’un eteklerinde bir kulübede kalmak oldu!

Güney İzlanda’da ilk gün Vik kasabasına kadar ilerledikten sonra hava kararınca, sırf bunun için 1 saat geri gittik ve o gece uyuyacağımız Hellisholar Cottages’ı bulduk.

Cottages’ denen kulübeler İzlanda’da çok yaygın. Kulübeler genelde tek odalı veya iki odalı oluyor ve içinde mutfağı banyosu da var. Böylece marketten alışveriş yapıp akşam yemeğinizi kulübede yiyebiliyorsunuz.

Biz iki odalı bu kulübeye 4 kişi için toplam 180 Euro ödedik. İzlanda’daki konaklama fiyatlarını düşününce ortalama bir fiyat, böyle bir şeyi tecrübe etmek ise paha biçilemez! 🙂 İzlanda’da kaldığımız 7 gecenin 4 gecesini böyle kulübelerde geçirdik.

Vik civarında uygun konaklama arıyorsanız Puffin Hostel’e bakabilirsiniz.

Güney İzlanda’da Nerede Yesek:

Biz, İzlanda gezimiz boyunca ,Bonus marketten alışveriş yapıp kendimize kahvaltılık sandviç hazırladık. Öğle yemeğimizi Skogafoss şelalesinin hemen yanındaki Hotel Skogafoss Bistro Bar’da yemek zorunda kaldık. Zorunda kaldık diyoruz çünkü 2 Hamburger + 2 bira yaklaşık 50 Euro tuttu. Menüdeki en ucuz şeyin hamburger olduğunu söylemeden geçmeyelim! İlk gün biraz acemiliğimize gelmiş oldu, ikinci ise gün Vik’teki Kronan Süpermarket’ten tüm gün bize yetecek kadar erzak, abur cubur alıp yola devam ettik. 🙂

Seljalandfoss
Artık sadede gelebiliriz!
Seljalandfoss

Reykjavik’ten Route 1’e çıkıyorsunuz, yaklaşık 1 saat gidiyorsunuz ve karşınızda Seljalandfoss. Haliyle İzlanda gezimizin ilk şelalesi bu oldu. Hatta o zamana kadar hiç İzlanda şelalesi(!)görmemiş olan biz, bu olayı şelalenin başucunda Jager içerek kutladık!

Bu arada deliler gibi ıslanmayı kabul ederseniz şelalenin arkasında geçilebiliyor. Biz manzarasını izleyerek fotoğraf çekmeyi ve manzara eşliğinde Jager içmeyi tercih ettik.

Böyle yazınca insan sanki manzaranın ne kadar güzel olduğunu hissettirememişiz gibi bir hissiyata kapılabiliyor, tekrar edelim; çok ama çok güzeldi!

Bonus: Seljalandfoss’u geçip Route 1’de 15 dakika sonra devam ettikten sonra yol kenarında sağda Eyjafjallajokull Tourism Center’ı görüyorsunuz. Burası bizim meşhur yanardağa uzaktan ve geniş açıyla bakabileceğiniz bir manzara noktası. Fakat çok da beklentiye girmemek gerek çünkü uzaktan bakıldığında herhangi bir dağdan farkı yok. Patlayarak ortalığı velveleye veren şey de bu muymuş deme ihtimaliniz yüksek.

Güney İzlanda’nın favori şelalesi Skogafoss, Kuzey’de daha güzelleri var 🙂
Skogafoss

Eyjafjallajokull Tourism Center’ı geçip Route 1’den ilerlemeye devam ediyorsunuz ve kısa bir süre sonra karşınıza Skogafoss (şelalesi) çıkıyor.

Görüntüsü muhteşem, size hissettirdikleri muhteşem. Hatta İzlanda’ya gelen fotoğrafçıların en sevdiği mekanlardan birisi burasıymış. Düşünün, İzlanda’dasınız, karşınızda 60 metre yüksekten gürül gürül dökülen bir şelale var, daha ne olsun!

Biz Seljalandfoss’u da çok sevdik ama oyumuz Skogafoss’a!

Sıra Güney İzlanda’da en merak ettiğimiz noktaya geldi.

Solheimasandur Uçak Kazası ( Solheimasandur Plane Wreck)
Solheimasandur Uçak Kazası ( Solheimasandur Plane Wreck)

1973 yılında bir Amerikan donanma uçağı Solheimasandur Sahili’ne zorunlu iniş yapıyor ve o gün bugündür enkazı burada! Aslında tam olarak enkaz diyemeyiz çünkü kazada ölen olmamış. Sadece belli parçaları turistler tarafından zamanla çalınmış! 🙂

Uçağın olduğu bu sahil kısmına giriş çitlerle çevrili olduğu için arabayla girmeniz yasak. 4X4 ile bile girmeniz mümkün değil. İndiğiniz yerden sonra enkaza kadar 3,5 km yürümeniz gerekiyor, dönüşü de katarsanız 7 km. Bu sırada etrafınızda hiç ama hiçbir şey yok. Sadece ufukta çizgi şeklinde bir deniz gözüküyor. Sahile ulaştığınızda da karşınıza bu enkaz çıkıyor.

Yürümeye başlamadan önce yanınıza mutlaka su alın, gidiş gönüş ve orada geçireceğiniz zamanla birlikte gidiş-dönüş en az 2 saatinizi alıyor.

Bir de bu sahil, İzlanda’nın Kuzey Işıkları’nı en iyi gören bölgelerinden birinde yer alıyor. Eğer geç saatte gitmek gibi bir delilik yaparsanız ve karşınıza kuzey ışıkları çıkarsa, hayatınızda gördüğünüz en güzel manzaralardan birisiyle karşılaşabilirsiniz. Demiş miydik, bu zalım Kuzey Işıkları 7 günlük İzlanda gezimizde bize bir kez bile gözükmedi!

Uçağın tepesine çıkıp fotoğraf çektirmeden dönmeyin!

Dyrholaey Sea Arch
Dyrholaey

Yine acaip bir yer. Size sanki yürümüş yürümüş dünyanın sonuna kadar yürümüş ve hatta sonuna gelmiş gibi hissettiren acaip bir his burası. Bu kadar kısa yazıyoruz çünkü görmeden güzelliği anlaşılamayacak bir yer. Sizi fotoğrafla başbaşa bırakalım.

Vik kasabası yakınlarındaki bu deniz kemeri / peninsulayı, volkanik hareketlerle oluşmuş, uçurumların kenarında bir küçük yarımada olarak düşünebilirsiniz.

Bu haliyle bile aşırı güzel olması yetmiyormuş gibi bir de uçurumun üzerinde fazla güzel bir deniz feneri var.

Okyanusta dalga olmadığı zamanlarda tekneler uçurumun oluşturduğu delikten geçtiği için adını ‘Dyrholaey’ koymuşlar çünkü birebir çevirisi ‘kapı deliği’ demek!

Biz oybirliğiyle Dyrholaey’i İzlanda Top 3 listemize dahil ettik, ne kadar güzel olduğunu anlayın! 🙂

Dyrholaey ile ilgili aklımızada kalan tek sinir bozucu şey ise sürekli tepemizde dönüp duran ve ‘bbbzt’ ‘bbzzt’ yapan dronlar oldu. Biz görmeyeli bu dronlar ne kadar popüler olmuş, peynir ekmek gibi. Neyse.

Black Sand Beach
Siyah Kum Plajı (Black Sand Beach)

Vik kasabasının hemen dibindeki simsiyah kumlardan oluşan bu plaj, dünyanın en ilginç 10 plajı ile ilgili tüm yazılarda mutlaka yerini almış.

Sahil tabiiki, yine bir volkanik faaliyet sonucu olmuş (şaşırdık mı? hayır!) Volkanik kayalar zamanla aşınmış ve siyah kumları oluşturmuş. Okyanusta da inanılmaz kayalar ve değişik formasyonlar var.

Fotoğrafçılar, doğa tutkunları ve turistler herkes akın akın bu sahili görmeye geliyor. E çok normal!

Yalnız bizim gittiğimiz gün ölümüne bir soğuk ve fırtına vardı. İzlanda’nın hiçbir yerinde bu kadar fırtına görmedik. Mutlaka en kalın kıyafetlerinizi burayı gezeceğiniz güne saklayın.

Vik Kasabası

Yerli nüfusu yaklaşık 200 kişi olan bu kasabanın, güney rotası gezginleri tarafından ziyaret edilme sebebi basit, karın doyurmak! Bahsettiğimiz coğrafyada gerçekten de saatler boyunca karşınıza hiçbir kafe, restorant ve market çıkmıyor. Vik kasabası bir kurtarılmış bölge görevi görüyor.

Burada benzin alabilir, Kronan süpermarketten market alışverişinizi yapabilir, bir de meşhur Vik Kilisesi’ne bakıp yola devam edebilirsiniz. Tebrikler, Vik Kasabası’nı baştan sona gezdiniz!

Bir de son olarak zamanınız ve yeterli paranız varsa Vikurskali isimli mekanda yemek yiyebilirsiniz. Biz belki gideriz diye işaretlemiştik ama supermarket daha çekici geldi.

Vik kasabası, bizim için Güney İzlanda’daki ilk günümüzün son durağıydı. Buradan sonra 1 saat yolda geldiğimiz yöne doğru, geceyi geçireceğimiz kulübeye doğru geri gittik. Siz bizim gibi geceyi Eyjafjallajokull’un eteklerinde geçireceğim demiyorsanız konaklamanızı Vik’te de yapabilirsiniz.

İkinci günümüzde erkenden uyandık ve Jökulsarlon buzullarını görmek için yola çıktık.

Jökulsarlon Buzulları
Jökulsarlón Buzulları

Jökülsarlón buzulları aslında hemen dibindeki devasa Vatnajökull buzulunun erimesiyle buzullardan kopan parçaların Jökulsarlón gölüne yaklaşmasıyla oluşmuş.

Vik’ten Jökulsarlón’a yaklaşık 2 saat bir hiçliğin içinde gidiyorsunuz ve bir anda sol tarafta bir gölde karşınıza buzul parçaları çıkıyor!

Buzullar özellikle son yıllarda küresel ısınma yüzünden daha çok parçalara bölünmeye ve Jökulsarlon’a daha çok yaklaşmaya başlamış. Bizbu Jökulsarlon buzullarının, şu fani dünya üzerinde küresel ısınma yüzünden meydana gelen tek güzel şey olduğuna karar verdik. Kendinizi gerçekten başka bir evrende hissediyorsunuz.

Eğer buzulları izlemek ve bol bol fotoğraf çekmek yetmezse, hem kara hem de suda giden tekerlekli tekneler var, bu araçlarla buzul gölü turu yapabiliyorsunuz. Bize oldukça gereksiz geldi (dürüstlükten ölecek bi’ blog) o yüzden de yapmadık.

Skaftafell National Park – gidemeyip de içimizde kalan ice cave
Skaftafell National Park

Tekerlekli tekneyle buzul gölü turu hiç ilgimizi çekmemiştik, ilgimizi çekip de mevsim şartları yüzünden yapamadığımız tur ise, buz mağarası turu oldu. Nisan ayında olduğumuz için buzullar erimeye başlamıştı ve buz mağaralarının tepemize çökme ihtimali olduğu için turu gezimize iki gün kala iptal ettiler (kısmet!).

Buz mağaları turu, devasa Vatnajökul buzulunun bir devamı olan Skaftafel National Park’ta yapılyor. Yanınızda montunuz olsa yeter, tur şirketi kalan tüm gereçleri sağlıyor. Üstteki fotoğrafa bakıp çok heveslenmiştik ama vardır bir bildikleri iptal ederek deyip yolumuza devam ettik, galiba İzlanda’da içimizde kalan tek şey bu oldu.

Buzul üzerinde yürüyüş (glacier walk) turları her mevsim var ama bize pek çekici gelmedi mağara seçeneğinden sonra. İzlanda’ya Kasım – Mart ayları arasında gidiyorsanız bu turları Google’da aratarak keyfinize göre bir acenta bulabilirsiniz.

Daha ekstrem aktiviteler isterseniz de sizi şuraya alalım. (extremeiceland.is)

Jökulsarlón, bizim için Güney İzlanda’daki son duraktı diyebiliriz. Bu coğrafyadan bol bol etkilendik, bol bol fotoğraf çektik, bol bol eğlendik ve sonraki 4 günü geçireceğimiz Kuzey İzlanda’ya doğru yola çıktık. Kuzey’de bizi nelerin beklediğini bilmeden! 🙂

Kuzey İzlanda yazımız çok yakında blog’da olacak.

Herkese sevgiler!

İzlanda’ya bizden selam götürün! 🙂

Instagram’da varız ve bekleriz.

https://www.instagram.com/yoldabiblog/

1 comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close